Grafik Tasarımcının, tasarımcı olabilmesi için Tasarım eğitimi almış olmalıdır, sözüme karşı çıkanlar  diyorlar ki;
“tasarım yetenegi sonradan olan birşey degil, insanın ruhunda olandır ”

Ben de diyorum ki;

Buna itirazım yok.
Eğitim bu yeteneği daha mükemmel hale getirir.

Müzik okullarına şarkı söyleme yeteneği olan öğrenciler alınır. Enstrüman çalmaya istidatlı (kaabiliyetli) çocuklar alınır.

Yoksa kaabiliyetsiz odun gibi çocuklar alınıp yontulmaya uğraşılmaz.

Akıllı devlet güreşe kaabiliyeti (yeteneği) olan çocukları alır güreş okuluna koyar, futbola eğilimi olanı alır futbolcu yapar.

Akıllı devlet futbola eğilimi olmayan topa vurmasını bilmeyen çocuğu futbolcu yapacağım diye uğraşmaz.

Eğitim olmayacak duaya amin demek, olmayacak şeyler için uğraşmak demek değildir. Karga sesli kadını şarkıcı yapacağım diye uğraşmak değildir. Eliyle masaya vurup tempo tutmasını bilmeyen, ritim duygusu olmayan bir çocuğu Fazıl Say gibi ünlü piyanist yapma inadı hiç değildir.

Eğitim kalas gibi heriflerden bambu kamışı üretmeyi hayal eden bir laboratuar değildir.

Eğitim insanları kobay olarak kullanma yeri hiç değildir.

Eğitim; insanın yaratılışındaki eğilimlere uygun donanım kazandırma işidir.

Eğitim üniversite giriş sınavlarını SEÇME VE YERLEŞTİRME SINAVI PALAVRASIYLA, ELEME VE ENGELLEME METODU HİÇ DEĞİLDİR.

Eğitim, üniversite giriş sınavı denilen zulüm ile, öğrencinin istediği veya eğiliminin olduğu bölüme değil de puanının tuttuğu bölümde okumaya kerhen (istemeden) ve zorla mecbur edilmesi değildir.

Eğitim; sözel ve sayısal sorularla insanların eğilim ve yeteneklerinin tespit edildiği saçmalığı ve yalanı hiç değildir.

Eğitim, 9-10 yaşlarında yapılması gereken öğrencinin neye yetenekli olduğunun tespitinin; saçma sapan yöntemlerle üniversiteye giriş aşamasında yapılması hiç ama hiç değildir.

Eğitim, insanların eğitim adı altında sürüleştirildiği, koyunlaştırıldığı, okumaktan korkar hale getirildiği, soru sormaktan uzaklaştırılıp pasifleştirilip sindirildiği, her şeyin test sistemine indirgenip ezberletildiği bir sistem asla değildir.

Eğitim,  grafikerlere tasarım adı altında program öğretilmesi hiç ama hiç değildir.

Eğitim; meslek okullarındaki 1. ve 2. yılları boşa geçmiş sayarak sadece 3. ve 4.yılları eğitim olarak kabul etmek hiç değildir.

Grafik eğitimi, yeteneksizin tekinin alınıp PROGRAM ÖĞRETİLEREK mükemmel  grafiker yetiştirileceği iddiasında bulunmak hiç değildir.

Grafik eğitimi yetenekli kişiler için asla gereksiz değildir, aksine ASIL YETENEKLİLER için gereklidir.

Grafieğitimi bir KÜLTÜR eğitimidir, İLETİŞİM EĞİTİMİDİR, GÖRSEL MESAJ EĞİTİMİDİR.

Keman çalmak ile BESTE YAPMAK arasında nasıl DAĞLAR KADAR FARK VARSA, photoshop kullanmak ile GRAFİK TASARIM yapmak arasında öyle büyük farklar vardır.

Her keman çalan beste yapamayacağı gibi, her program kullanan da tasarım yapamaz.

HER YENİ GRAFİK TASARIM, YEPYENİ BİR BESTE DEMEKTİR.

GRAFİK TASARIM EĞİTİMİ TIPKI BESTEKARLIK EĞİTİMİ GİBİDİR. İçten gelen duygular önemli olduğu kadar, geniş bir repertuar bilgisi, engin bir müzik kültürü, sıkı bir nota bilgisi, kısaca hem teorik hem pratik bilgi ve tecrübe gerektirir.

Eğitim olmadan da sanatçı olunur deyip ikide bir bana İbrahim Tatlıses örneğini verenlere söylüyorum:, Eğer İbo konservatuar eğitimi alsaydı daha kültürlü olur ve elbette müzik olarak çok daha ileri noktalara gelir, hatta Viyana ve Paris’te konserler verirdi. Lokal ve yöresel olarak kalmaz, evrensel olurdu. Onun eğitimsiz halini ölçü olarak almamalısınız, “keşke eğitilmiş olsaydı bu yetenek, bu ses, bu gırtlak ne süper olurdu” diye düşünmelisiniz.

GRAFİK eğitimi sadece resim eğitimi değildir, çünkü GRAFİKERLİK ressamlık değildir.
GRAFİK eğitimi sadece tipografi eğitimi demek değildir:Çünkü grafiker sadece hattat (güzel yazı yazan) değildir.
GRAFİK eğitimi sadece fotoğraf eğitimi değildir. Çünkü grafiker sadece fotoğrafçı değildir.
GRAFİK eğitimi sadece baskı teknikleri eğitimi değildir. Çünkü grafiker sadece matbaacı değildir.

Grafikerlik son derece komplike, çok yönlü, bir çok sanat disiplini ile iç içe olan, bir yönü ile zenaat, bir yönü ile sanat olan meslektir.

Kesinlikle yüksek kültür, yüksek zevk ve incelmiş beğeni gerektiren bir meslektir.

Bu konuda benim bu sitedeki, TGDD sitemizdeki 10 maddede grafik tasarım tanımıma bakınız.

Kafanızdaki bir çok sorunun cevabı orada vardır.

Ayrıca; grafiker eğitimiyle ilgili bir çok sorunun cevabı www.grafikerler.org sitesinde bir başka yazımda yer alan aşağıdaki cümlelerimle verilmiştir;

“Eğitime karşı olanlar tasarım eğitimi almadıklarını itiraf edemiyorlar ve eğitimin gereksiz olduğunu öne sürerek asıl olanın yetenek olduğunu iddia ediyorlar ve “yetenek varsa eğitime gerek yok, eğitim yetenek kazandırmaz” diyerek kendi cahilliklerine kılıf buluyorlar ve doğru gibi görünen sözlerle kafa bulandırıyorlar. Oysa; yeteneğin eğitimle daha da güçleneceğini kasıtlı olarak göz ardı ediyorlar.

Üniversiteler? Güzel Sanatlar bölüm başkanları doçent iseler profesörlüklerini beklemekte, uslu uslu oturmakta, bana dokunmayan yılan bin yaşasın, dertsiz başıma dert almayayım demekte ve mezun ettikleri yarı eğitilmiş, yarı eğitilmemiş yeni mezun grafikerleri piyasada ne gibi vahşi koşulların beklediği onları hiç ama hiç ilgilendirmemektedir.”
Üniversitelerin bu hatalarını bahane ederek yeteneği öne çıkartıp, eğitimi ikinci plana atanlar CEHALETİN SAVUNUCULARIDIR. Ve bu kişiler beni yormaktadır.

Eğitim konusu ülkemizde kanayan bir yaradır ama bunun çözümü eğitimi inkar edip yerine eğitimsiz yeteneği koymak değildir.

Çözüm, Grafiker Eğitimi için ideal eğitim programları ve müfredatları hazırlayıp DEVLETE, OKULLARA veya YÖK’e sunmaktır.

Faruk ÇAĞLA