mustafa-gunay-3İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ressam Mustafa GÜNAY’ın TURKUAZart İsimli Resim Atölyesi kalabalık misafir, sanatçı ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen açılış programıyla faaliyete girdi. Açılış programı Ressam Mustafa GÜNAY’ın konuşmasıyla, ardından kokteyl ve canlı müzik ile devam etti.

Açılış konuşmasında Mustafa GÜNAY gelen misafirlere teşekkür ederek onlarla gelecekteki sergilerinde bir arada olmayı umut ettiğini söyleyerek, “Bizim marifetimiz politikacılar gibi dilimizde değil elimizde” diyerek lafı daha fazla uzatmak istemediğini söyledi. Açılış konuşmasının ardından pasta kesilerek kokteyl ve canlı müzik ile açılış programı devam etti.

mustafa-gunay-4

mustafa-gunay-3

Ressam Mustafa Günay kimdir?

1984 yılında Hatay’ın Altınözü ilçesinde doğdu. İlkokul, Ortaokul ve lise eğitimini Hatay’ın Altınözü ilçesinde bitirdi. 1999 yılında İl çapında düzenlenen resim yarışmasında Hatay birincisi oldu. Lise eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli Resim atölyelerinde Güzel sanatlara hazırlık kurslarına katildi.

mustafa-gunay2001 yılında Yüzüncüyıl Üniversitesi El Sanatları bölümünü kazandı. Buradaki eğitim sürecinde birçok sergide eserleriyle iştirak etti. Resim, Ahşap boyama, Alüminyum folyo, Kök boya, Hali- Kilim alanlarında kendini geliştirerek, 2003 yılında şahsi KARMA TEKNiK sergisini açtı. Bu süre zarfında İki yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfında Resim Öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda iki yıl boyunca üniversitenin tiyatro ekibinin yönetmenliğini yaptı. Yüzüncü yıl Üniversitesi El Sanatları Bölümünü bitirdikten sonra, resim sanatı alanında kendini daha iyi geliştirmek maksadıyla, Azerbaycan’a gitti.

2005 yılında Azerbaycan Devlet Ressamlık Akademisinin resim bölümüne dahil oldu. Burada bir sene dil hazırlık kursu olmak üzere, 4 lisans ve 2 Yüksek lisans olmak üzere 7 sene sanat eğitimi aldı. Bu süre zarfında alanında kendini daha iyi geliştirerek birçok ülkenin (Almanya, Amerika, İsrail, Türkiye, Kıbrıs, İran, Azerbaycan vs. ) Sefirlik ve Devlet organlarınca düzenlenen Resim sergi ve yarışmalarında eserleriyle iştirak 6ederek, birçoğunda eserleri derecelere layık görülmüştür. Bu eserlerin birçoğu ilgili ülkenin sefirlik ve devlet organınca alınmıştır. Resim lisans eğitimi süresinde her yıl Azerbaycan’da ve yaz dönemlerinde Türkiye’de olmak üzere, gerek üniversitelere hazırlık, gerek hobi amaçlı özel kurslar verdi. Yüksek Lisans yaptığı esnada, Bakü Türk Anadolu Lisesinde öğretmenlik yaptı. 2011 yılında yazdığı RESİM SANATININ TEKNİK VE AKIMLARI isimli kitabı Bakü’de yayıma girdi. Yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndü. 2 yıl İstanbul Gökkuşağı Kolejinde öğretmenlik yaptı.

Hal hazırda Azerbaycan Mimarlık Ve İnşaat Üniversitesinde, Mimari İnce sanat Eserlerin Restorasyonu alanında doktora ve İstanbul Gelişim Üniversitesinde Öğretim görevlisi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Sergileri

2002- Yüzüncüyıl Üniversitesi karma resim sergisi                   (Türkiye)

2003- Karma Teknik ferdi resim sergisi                                     (Türkiye)

2007- TC. Bakü Büyükelçiliği’nde Karma resim Sergisi         (Azerbaycan)

2007- Genç Ressamın Gözüyle “İsrail” sergisi                   (Azerbaycan-İsrail)

2008- “Hocalı Katliyamı” Adlı Karma resim sergisi               (Azerbaycan)

2008- “Kan Yaddaşımız” Adli karma resim sergisi              (Azerbaycan)

2008- “İnsan alverine yok diyek” Adli Karma resim sergisi     (Azerbaycan)

2008- “İslam medeniyetine bakış” adli resim sergisi                  (İran)

2009- “Benim Gözümle Amerika” adli Karma resim sergisi     (Azerbaycan)

2009- “Almanya … Ülkesidir” Adli Karma resim sergisi     (Azerbaycan-Almanya)

2009- “İki Devlet Bir Millet” adli karma resim sergisi          (Azerbaycan-Türkiye)

2010- Genç ressamların Karma resim sergisi                       (Azerbaycan)

2011- Üç renkle Almanya” Adli karma resim sergisi        (Azerbaycan-Almanya)

2011- ”Üç el üç yürek” resim sergisi                                   (Türkiye-Hatay)

2011- Geleneksel Hatay günleri festivali Resim sergisi       (Türkiye-İzmir)

RÖPÖRTAJ

-Merhaba Mustafa hocam hayırlı olsun diyerek başlayalım röportajımıza
-merhaba arkadaşlar hoş geldiniz çok teşekkür ederim sağolun.

5-Mustafa GÜNAY kimdir? Kendinizden kısaca bahseder misiniz?
- 1984 Hatay doğumluyum. İlkokul, Ortaokul ve Lise eğitimimi Hatay’da bitirdim. Resim sanatına ilgi Ortaokul yıllarında Resim öğretmenimin sayesinde başladı. 2001 yılında Yüzüncüyıl Üniversitesi El sanatları bölümüne başladım. Bu süre zarfında ilk karma teknik sergimi açtım. Burada El Sanatları bölümünü bitirdikten sonra Yurt dışında Resim Sanatı eğitimi almaya karar verdim. 2005 senesinde Azerbaycan’a giderek, Azerbaycan Devlet Ressamlık Akademisi Resim bölümüne başladım. Burada bir sene dil hazırlık olmak üzere 4 yıl lisans ve müteakiben 2 yıl yüksek lisans yaptım. Bu süre zarfında Resim alanında kendimi geliştirerek birçok şahsi ve karma, ulusal ve uluslararası sergi ve yarışmalarda eserlerimle iştirak ettim. Almanya, Amerika, İsrail, Azerbaycan, Türkiye vs. gibi ülkelerde devlet organlarınca düzenlenen sergi ve yarışmalarda birçok eserim derecelere layık görülerek ilgili ülke organınca eserlerim alınmıştır. Yüksek Lisans yaptığım süre zarfında Bakü Türk Anadolu Lisesinde öğretmenlik yaptım. 2011 yılında “Resim Sanatının Teknik Ve Akımları” isimli kitabım Bakü’de yayıma girdi. Yüksek Lisansım bittikten sonra Türkiye’ye döndüm. 2 yıl İstanbul Gökkuşağı Kolejinde Öğretmenlik yaptım. Şuanda Doktorama devam ediyorum aynı zamanda İstanbul Gelişim Üniversitesinde sizlerle beraberim. Öğretim Görevlisi olarak devam ediyorum.

-Resme yeteneğiniz olduğunu ne zaman fark ettiniz? Sizi bu sanata kim yönlendirdi?
- Ortaokul yıllarında o dönemde resim öğretmenim Mehmet Satırlı kulakları çınlasın, sağ olsun çok sevdiğim bir hocamdı halada görüşüyoruz. O beni yönlendirdi ve o dönemde resme yeteneğimin olduğunu fark etmiştim.

-Ressamlığa ne zaman başladınız?
- Ressamlığa? Ressam ifadesi üzerinde çok ağır yük barındıran bir ifadedir. ( gülerek) maalesef bu dönemde eline fırçayı veya kalemi alıp iki çizgi atan ressamım diyebiliyor. Ben 15 senedir bu sanatın içerisindeyim. Ama hala biri “Ressam mısın?” diye sorduğunda rahat bir şekilde ressamım diyemiyorum.

-Sizce sanat nedir?
- Sanat çok büyük bir ağaç gibidir. Resim, Şiir, Müzik, Heykel vs. birçok dalı vardır. Ama bütün bu dallar tek bir gövdede birleştiğine göre hepsi tek gövdeden beslenir ve beslenme kaynağı aynıdır. Dolayısıyla bunların geneli için soyut ve somut nesne ve düşüncelerin hayal gücüyle yoğrularak topluma aktarılmasıdır diyebiliriz. O zaman diyebiliriz ki sanat benzetmek olsaydı en iyi sanatçı fotoğraf makinası olurdu.

50-Cv nize baktığımızda geçmişinizde sadece resim veya ressamlıkla ilgilenmediğinizi, Tiyatro yönetmenliği, Futbol ve yurtdışında öğrenci konsey başkanlığı yaptığınızı görüyoruz.
- Evet resimden önce en büyük hayalim tiyatrocu olmaktı. Ama tiyatro işinde para olmadığı için futbolda oynuyordum o dönemlerde o daha ağır bastı. Birkaç yıl amatör takımlarda oynadıktan sonra bırakmak durumunda kaldım. Ortaokul ve Lise dönemlerinde Çeşitli tiyatrolarda oynadım. Orada edindiğim tecrübelerle iki yıl boyunca Yüzüncüyıl Üniversitesinin tiyatro ekibinin yönetmenliğini yaptım. Bu süre zarfında çok güzel oyunlar ortaya çıkardık. Üniversite yaz şenliklerinde ve çeşitli halk kültür salonlarında halka sergilemiştik. Daha sonra Yurt dışına gittim. Orada 7 sene kaldım Lisans ve Yüksek lisans dönemlerinde Öğrenci konsey başkanlığı yapmıştım.

-Kariyerinizi yönlendirdiğini düşündüğünüz olaylar oldu mu?
- Evet oldu tabi ki. İki tane ana unsur geliyor aklıma şuan. Birincisi Ortaokul Resim Öğretmenim olan Mehmet satırlı. O yıllarda daha aklımda resim yapmak veya ressam olmak gibi bir düşünce yoktu. Mehmet hocamla tanıştığımda onu çok sevdim oda beni çok sevmişti. Dolayısıyla onu sevdiğim için yaptığı işi de sevmeye başladım. Resme bir ilgi oluştu bende. Yeteneğim olduğunu ilk o keşfetti ve benle ilgilenerek bu alana yönlenmem konusunda etkili oldu.

     Bir diğer olay ise; ilk okuduğum Yüzüncü yıl üniversitesi El Sanatları bölümü döneminde çok sevdiğim ve sözlendiğim bir kız vardı. Farklı dış etkenlerden dolayı ayrılmak durumunda kalmıştık. Bu durum beni o kadar çok üzmüştü ki stres ve bunalıma girmiştim. O sırada değil o anıların geçtiği o toprakları, bütün ülkeyi terk edip yurt dışına giderek Resim sanatı eğitimi almaya karar verdim. Bu ayrılık bu kararı almamda çok büyük bir etken oldu. Evet işte her şerde bir hayır vardır derler ya, bende o dönemde o kararı almam sonucu yurt dışında Lisans ve yüksek lisans yaptım ve şuan buradayım.

-Bu sanat atölyesini açmaktaki amacınız nedir? Ve neden TURKUAZart?
- Öncelikle Sanatsal resim çalışmalarımı sürdürüp sergilerimi açabilmek, sonrada boş vakitlerimde hafta sonları güzel sanatlara hazırlık ve hobi amaçlı kurslar verebilmek için.

Neden TURKUAZart?’a gelince Turkuaz bende çok şey ifade etmektedir. Turkuaz renk olarak baktığımızda Türkçülüğün rengi olduğunu biliyoruz. Ayrıca TURK-AZ Türkiye ve Azerbaycan tabelada kullandığım renklere dikkat ederseniz “TURK” kırmızı Türkiye’yi “U” turkuaz ve “Az” ise mavi Azerbaycan’ın renkleri kullanmışım. Ben Azerbaycan’a çok şey borçluyum. Resim sanatı anlamında en çok şeyi kendime orada kattığımı düşünüyorum.

40-Sizce resim yetenek işi midir?
- Bunu hep sorarlar. Hatta bütün başarısız çalışmayan öğrencilerim bunun arkasına sığınırlar. Yeteneğim yok derler. Genelde herkes yetenek işi olduğuna inanır. Ama ben hep diyorum ki elbette yetenek var işin içinde. Her şeyde yetenek vardır. Yetenek istemeyen hiçbir iş yoktur. Hamallık işinde bile taşımanın teknikleri vardır onları bilmezsen o yükün altında ezilirsin. Diyorum ki yetenek işin % 30 unu oluşturur. Geriye kalan % 70 lik kısım ise çalışmaktan pratikten geçer. Yeteneği olan birinin bir saatte kavrayacağı şeyi, yeteneği olmayan kişi 3 saatte çalışarak kavrar. Ama kavrar. Zaten bir kişi kendini % 70 anlamında geliştirirse bu alanda çok iyi bir ressam olacak seviyeye gelir.

-Bizimle ilgilendiğiniz herhangi bir alanda unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
- Tabi ki: ( biraz düşünür) tamam şunu anlatıyım. Yurt dışında Üniversite okuduğum yıllarda ulusa, uluslararası sergi ve resim yarışmalarını kaçırmazdım. Hepsine katılırdım. Bir gün arkadaşlar İsrail Dışişleri Bakanlığınca bir Resim yarışması olduğunu ve yarışmaya katılım için son 3 gün olduğunu söyledi. Bu durum beni çok üzmüştü. Çünkü bir yarışma için yağlıboya ile yapılacak bir kompozisyon için çok yetersiz bir süredir. O gün eve gidip akşam yemeğimi yedikten sonra 9. Katta doğu cepheye bakan bir atölyem vardı. Akşam saat 9 civarıydı. Atölyeme girip müziğimi açtım yanıma kolamı aldım ve çalışmaya başladım. Soyut bir kompozisyon tasarlayıp yağlıboya tuvalde yapmaya başladım. Abartısız söylüyorum biraz geri çekildim tuvalden dönüp bir baktım yüzüme güneş vuruyor. Kendimi o tabloda kaybetmişim zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım, sabah olmuş güneş doğmuş farkında değilim. Baktım tablo bitmek üzere son rötuşlar kalmış. Elimi yüzümü yıkayıp kahvaltımı yaptım okula gittim. Derse girdim ama aklım orada tabloda. Hocadan dışarıya çıkmak için izin istedim çıktım okuldan kaçıp atölyeye geldim o tabloyu bitirdim. O yarışmaya gönderdim ve o yarışmada onunla birinci oldum.

-Bize zaman ayırıp bizi burada misafir ettiğiniz için, ayrıca samimi görüşleriniz içinde çok teşekkür ederiz.
-Rica ederim arkadaşlar ne demek… Ben teşekkür ederim. Tekrar hoş geldiniz. Her zaman beklerim…