Değerli grafik tasarımcısı Ali Tekin Çam dostum; alaylı-mektepli ayrımının nereden kaynaklığını açıklıyor.
Ben de aynı fikirleri paylaşıyorum. Çünkü ben de üniversiteye girmeden tabelacı çıraklığı yaptım, hem alaylı hem mektepliyim.
Dev gibi tabelaları taşıdım, az hamallık ve uşaklık yapmadım, dükkanı ben süpürür sobayı ben yakardım.
Ama meslek öğrendim. İki aylık kurs bitirip grafiker olmadım.
Usta çırak ilişkisi tarihte kaldı diyenler için, usta çırak ilişkisinin daha iyi anlaşılması için, her öğretmenin bir usta, her ustanın bir öğretmen olduğunun bilinmesi için… her öğrencinin bir çırak, her çırağın bir öğrenci olduğunun daha iyi anlaşılması için bu yazıyı aşağıya alıyorum.
İster mektepli olsun ister alaylı; her ustanın bir çıraklık ve kalfalık döneminin olduğunun bilinmesi için… ister lonca sisteminde olsun, ister üniversite eğitiminde, ister okul eğitiminde ister piyasa eğitiminde olsun… her eğitim sürecinde her an hepimiz için çıraklık ve kalfalık, daha sonra ustalık dönemlerimizin olduğunun iyice hatırlanması için bu yazıyı aşağıya alıyorum.
ALAYLI OLMANIN, EĞİTİMSİZLİK OLMADIĞININ BİLİNMESİ İÇİN bu yazıyı aşağıya alıyorum.
Teşekkürler Ali Tekin Çam.
Faruk Çağla
(yazı Gra-list.yahoogroups.com’dan alınmıştır);
————————————–
Kavram kargaşasını önleme adına minik bir katkıda bulunmak istiyorum:
Alaylı ile kurs mezunları sakın ha sakın birbirine karıştırılmasın lütfen. Aynı şey değildir çünkü.
Alaylı demek, birinin alayından yetişenlere denir.
Kelimenin kökenine değinecek olursak eğer; Osmanlı’nın son dönemlerinde Avrupa’da ki ilerlemeler görülünce, artık askeri eğitimin de okullaşması gerektiği anlaşıldı. 20.yy. başında Osmanlı ordusunda harp okullarından mezun subaylar ile ordu içinde kalarak ilerlemiş fakat herhangi bir okul eğitimi olmayan subayları ayırt etmek için kullanılmış; harp okullarından mezun olmamış subaylar alaylı olarak adlandırılmıştır. (Alaylı; Antalya ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür,.. gibi bir tanım da vardır, ama konumuz dışı olduğundan değinmeyeceğim.)))
Asker bir millet olmamızdan mıdır, nedir? Bu başlık; sanat ve zenaat içeren meslekler için de benimsenmiş ve kullanılmıştır. Bir ustaya çıraklık etmiş, mesleğinin inceliklerini o ustadan öğrenmiş, usta-çırak ilişkisiyle çekirdekten yetişmiş olanların tanımıdır alaylılık. Bizim kültürümüzde de önemli bir yere sahiptir.
Mesleğimizle ilgili olarak; mektepli ustaların genelinin de alaylı bir geçmişe sahip olduğunu parantez içinde belirteyim.
Kurs mezunları ise bu tanıma uygun değildir.
Saygılarımla
Ali Tekin Çam