“Grafik adına orada tek öğrendiğim program oldu.”

Grafikerler.org sitesindeki yazışmalarda tdesigner84 diyor ki;

Grafik Tasarım konusunda eğitim görmedim. Grafik tasarım bölümünü össye hazırlandığım yıllarda fark etseydim hiç kuşkusuz kendimle alakasız bir bölüm seçmektense bu bölümü tercih ederdim.

Kendime grafiker diyemiyorum. Sırf ilanında çizim kursu verilir diye girdiğim bir firmada corel öğrenerek işe başladım. Grafik adına orada tek öğrendiğim program oldu. Başka da birşey katmadı bana. Sonra etiket firmasında işe başladım grafiker adı altında. Orada baskıyı, az buçuk tasarımı öğrendim (tasarım değil de kopyacılık desem daha iyi olur, araştırdıkça yaptığım şeye tasarım diyesim gelmiyor).

Yolun çok çok başındayım. Yol uzun ve zahmetli. Çevremde beni eğitecek bir usta yok. Herkes bildiğini sır gibi saklıyor. Araştırmaya ve meraka kalıyor herşey. Yine de bu şartlarda grafik tasarım adına her gün öğrenecek birşeyler buluyorum.
Uzatıp sıktıysam özür dilerim.”

———————————

F.Çağla’nın cevabı;

Dürüst açıklamalarınız için teşekkür ederim.

Bu açıklamalarınız tasarım bilmeden kendilerini grafiker kabul edenlere örnek olmalı.

Bu arada ALAYLI kavramının nereden çıktığını bu sitede yazmıştım ama nedense insanlar okuduklarını unutuyor.

ALAY kelimesi askerlikteki tabur, tümen, bölük, alay gibi asker sayısına göre gruplandırmalardan oluşmuştur. Eskiden, Osmanlı zamanında Türk Ordusunda Harp Okulları ve Harp akademileri olmadığı için askerler ALAYIN içindeki gösterdikleri savaş başarılarına göre rütbe alır ve yükselirlermiş.

Daha sonra Harbiye Mektepleri açılınca subaylar iki bölüme ayrılmış. Mektep bitiren yeni tip subaylara MEKTEPLİ, mektep öncesi alaydan yetişen subaylara da ALAYLI denilmiş.

Şimdi günümüzde mektepli-alaylı subay farkı kalmamış, çünkü herkes mektepli subaydır.

Günümüzde Harp okuluna gitmemiş kimse istediği kadar savaş sanatını biliyorum dese ona SUBAY denmez.

Savaş sanatını okulunda okumamış kişiler SUBAY olamaz. Olsa olsa ER OLUR, Gerilla olur, MİLİTAN olur vs.

Çünkü silah kullanmayı bilmek başka şeydir, harp planları ve savaş stratejileri bilmek başka şeydir. Dikkat edilirse MEKTEPLİ SUBAYLAR, acemi ERLERİ, orduda ve ALAYDA EĞİTEREK onları da ALAYLI HALE GETİRİRLER. Demek ki; ALAYLI olabilmek için bile EĞİTİM GEREKLİDİR.

Aynı şey GRAFİK TASARIM OKULLARI İÇİN DE GEÇERLİDİR. Grafik tasarım eğitimi görmeyen ama program eğitimi gören kişiler, bilgisayar kullanabilir ama TASARIM PLANLARI ve TASARIM STRATEJİLERİ bilmez.

Harp (savaş) bir sanat mıdır? Harp Akademilerinde HARP OYUNLARI bölümü ve dersleri vardır. Tıpkı SATRANÇ OYUNU gibi düşmanın ne yapacağını önceden kestirip, ona göre HAMLE YAPMAK sanatı olan SATRANÇ da aslında bir SAVAŞ oyunudur.

Orada bile piyonlar vardır, yani erler vardır.

Kısacası Grafik Tasarım sanatı da aslında bir OYUNDUR ve bu oyunun kuralları okullarda, mekteplerde öğretilir. Bu oyunun içinde renk oyunları, tipografi oyunları, denge ve kompozisyon oyunları vs gibi çok farklı oyunlar vardır.

Futbol okullarında bile dersler vardır. Ayağının dışıyla vurursan top nereye gider, falsolu vuruş nedir, hızlı gelen topu nasıl yumuşak olarak durdurursun gibi dersler verilir.

Eskiden bunları mahalle aralarında gençler kendi kendine öğrenirken şimdi yetenekli gençleri spor takımları alıp futbol okullarında eğitmektedir.

Grafikerlik de tıpkı böyledir.

Mektebinde okumamış grafikerlere ALAYLI GRAFİKER denmektedir. Bu grafiker tasarım bilmedikleri için veya tasarımı el yordamıyla kendi kendilerine öğrendikleri için grafikerlik mesleğinde kendilerine genellikle tasarım bilmeyen grafiker olarak sıfat vermektedirler. Bunlar yeni bir tanım icat etmişlerdir; Tasarım bilene TASARIMCI GRAFİKER, bilmeyene GRAFİKER denir gibi.  Araç sürmesini bilen şoför, bilmeyen şoför ile savaşmasını bilen er ile bilmeyen er der gibi. Oysa her şoför araç kullanmayı bilmeli, her er rütbeli asker de savaşmayı bilmelidir.  Demek ki, her grafiker de TASARIM yapabilmelidir.

Oysa grafiker dediğimiz kişinin tasarım bileni, bilmeyeni olmaz… Grafikerin, yüzde yüz tasarım bilmesi lazımdır.

Yani savaş planları yapamayan subay, subay değildir.

Müzikte her şey enstrüman çalmak değildir. Beste yapamayan sanatçı sadece ya keman çalar, ya da başkalarının bestelerini seslendirir.

Besteyi keman yapmaz.

Tasarımı da bilgisayar yapmaz. Program yapmaz.

İyi kemanla iyi beste, iyi programla iyi tasarım, iyi silahla iyi savaş yapılır. Ama bütün bunları da iyi eğitilmiş İNSAN YAPAR.

İyi eğitilmemiş bir insan eline geçirdiği bir aletin veya MESLEĞİN hakkını veremeyip üstelik o işin uzmanı olduğunu iddia ederse alay konusu olur.

Her işin başı eğitimdir.

Eğitimsiz grafikerler mektepte okuma imkanı bulamadıkları için grafik eğitimini okul dışı yerlerden ve internetten sağlama çabası içine girmişlerdir. Gerek internet üzerinden gerekse dershanelerde GRAFİK TASARIMI değil GRAFİK PROGRAMLARI öğretilmektedir.

İyi program bilen iyi tasarım yapar sanılmaktadır.

SİZ BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI DÜRÜSTÇE İFADE ETTİNİZ.

Grafikerlikte de başkalarının bestelerini seslendirme işi karşımıza kopya tasarımlar olarak çıkmaktadır.

Kısaca çok önemli bir konuya büyük bir dürüstlükle ve açıklıkla temas etmişsiniz, aksini düşünenlere örnek olmasını temenni ederim. Tekrar teşekkür ederim.