<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TGDD &#124; Solidaritätsverein aller Grafiker &#187; GrafikerInnen und das Gesetz</title>
	<atom:link href="http://www.tgdd.org.tr/de/category/grafikerinnen-und-das-gesetz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tgdd.org.tr/de</link>
	<description>Tek tek çubuklar çabuk kırılır, Birlikten KUVVET doğar!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Dec 2016 11:29:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>de-DE</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.35</generator>
	<item>
		<title>DAS WERK und SEINE BEGRIFFLICHKEITEN IM WERKE</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/de/das-werk-und-seine-begrifflichkeiten-im-werke/</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/de/das-werk-und-seine-begrifflichkeiten-im-werke/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2014 19:43:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GrafikerInnen und das Gesetz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/de/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[FİKİR HUKUKU – 1 ESER ve ESERLE İLGİLİ KAVRAMLAR Uluslararası fikir hakları sözleşmeleri doğrultusunda, ülkelerin kendi fikir hakları kanunlarında “eser”in bir tanımını yaptığı görülmektedir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki (FSEK) tanımdan önce, diğer ülke kanunlarındaki “eser” tanımlarına bir göz atalım: • “İfade biçimi ya [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>FİKİR HUKUKU – 1</strong></p>
<p><strong> ESER ve ESERLE İLGİLİ KAVRAMLAR</strong></p>
<p>Uluslararası fikir hakları sözleşmeleri doğrultusunda, ülkelerin kendi fikir hakları kanunlarında “eser”in bir tanımını yaptığı görülmektedir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki (FSEK) tanımdan önce, diğer ülke kanunlarındaki “eser” tanımlarına bir göz atalım:</p>
<p><strong> •</strong><strong> <em>“İfade biçimi ya da yöntemi ne olursa olsun, edebiyat, müzik, grafik sanatlar, mimarlık, tiyatro ve sinema alanında yaratıcı nitelik taşıyan düşünce ürünleri</em></strong><em>. </em>[İtalyan K. m.1]”</p>
<p><em><strong> •</strong><strong>  </strong> “<strong>Bu Kanun anlamı içinde, eser, yalnızca bireysel düşünce yaratısını kapsar</strong>. </em> [Alman K. m.2]”</p>
<p><strong> •</strong><strong> </strong> <em>“<strong>Amacı ya da değeri dikkate alınmaksızın, bireysel nitelik taşıyan edebiyat ve sanat alanındaki düşünce yaratısı anlamını taşır.</strong> </em>[İsviçre K. m.2]”</p>
<p><strong> •</strong><strong> </strong> <em>“<strong>Eser, edebiyat, bilim, sanat ve müzik alanında duygu ve düşüncelerin yaratıcı bir yolla ifade edildiği üretim anlamını taşır</strong>. </em>[Japon m.2/1]<em>”</em></p>
<p><strong> •</strong><strong> </strong> <em>“<strong>Herhangi bir bilinen ya da henüz bilinmeyen bir biçim ile açıklanabilecek ya da çoğaltılabilecek şekildeki her türlü özgün düşünce yaratısı.</strong> </em>[Ekvator K.  m.7]”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/de/das-werk-und-seine-begrifflichkeiten-im-werke/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Der Kopf einer Tätigkeit ist der Verein!</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/de/der-kopf-einer-tatigkeit-ist-der-verein/</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/de/der-kopf-einer-tatigkeit-ist-der-verein/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2014 19:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GrafikerInnen und das Gesetz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/de/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Grafikerler için öncelikle bir üst örgütlülük olarak bir dernek olmalıdır; TÜSİAD gibi. Örneğin TÜSİAD bir dernektir. üst örgütlülüktür. Fakat beri yandan her sektörde işveren sendikaları vardır. (MESS, tekstil, kimya işverenler sendikası gibi-) Bu dernek tüm grafikerlerin hak ve çıkarlarını ister sendikada, ister meslek örgütünde, isterse [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Grafikerler için öncelikle bir üst örgütlülük olarak bir<strong> dernek </strong>olmalıdır; TÜSİAD gibi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Örneğin TÜSİAD bir dernektir. üst örgütlülüktür. Fakat beri yandan her sektörde işveren sendikaları vardır. (MESS, tekstil, kimya işverenler sendikası gibi-)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Bu dernek tüm grafikerlerin hak ve çıkarlarını ister sendikada, ister meslek örgütünde, isterse de her alanda savunmalıdır</strong>.</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <strong>Grafikerlik çalışma koşulları ve niteliği gereği özel bir meslek olması nedeniyle; bu dernek, örgütlü grafikerlerin uzun vadeli çıkarlarını- ister sendikada ister başka yerde &#8211; sağlama alacak politik vizyon ortaya koyabilir.</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><span style="font-family: Calibri;">İlle de özel bir Grafiker Sendikası gerekmez!<br />
</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Diğer taraftan grafikerler ayrıca bir sendikada örgütlenebilirler. Çalışan herkes -mesleği ve niteliği ne olursa olsun- sendikalarda örgütlenebilir. Grafikerler için yeni bir sendika kurmak sendikayı Grafikerler Meslek Sendikasına dönüştürecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bu yönüyle de <strong>grafikerlerin durumu avukatların örgütlenmesi </strong>sorunlarına benzemektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bizde de örneğin İstanbul’da 25 bin avukatın en az 3000-4000 ‘i sigortalı olarak çalışmaktadır. Bir 2000 kadarı kurum avukatlığını yapmaktadır. Bunlar hizmet işkolunda kurulu herhangi bir sendikaya üye olabilirler. DİSK’ in sosyal iş sendikasında veya Türk -İş in Tez Koop -İş veya Koop &#8211; İş sendikasında.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bu türden bağımlı yerlerde çalışan arkadaşların kendi meslek sendikasında örgütlenmesi yerine çalışmakta oldukları işyerinin bağlı bulunduğu işkolunda kurulu sendikada örgütlü olması mümkündür, daha faydalı ve gereklidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Çünkü işyerinde çalışan diğer personelin bağlı olduğu sendikaya üye olduklarında tüm işçilerle birlikte olmalarından dolayı daha güçlü olacaklar ve toplu iş sözleşmelerinde kendi çalışma koşullarını da düzeltebilme ve geliştirebilme imkanı olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Örneğin petrol iş kolunda kurulu bir fabrikada çalışan grafikerin durumu budur. Veya; genelde grafikerler hizmet sektöründe yoğunlaştığı için örneğin genel iş veya belediye iş kolunda veya bu tür genel işlerin dışında tamamen büro işleri söz konusu ise o işyerinde, yukarıda saydığım Tezkoop-iş gibi sendikalarda grafikerlerin örgütlenmesi mümkündür.</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <span style="color: #3366ff;"><strong><span style="font-family: Calibri;">Özel bir Avukatlar Sendikasına da gerek yoktur!</span></strong><strong><span style="font-family: Calibri;"></p>
<p></span></strong><strong>Avukatlardan bir örnek vermek gerekirse; avukatlar da bir yandan pek çok dernekte örgütlüler.</strong> Barolarda zaten üye olmadan meslek icra edilemiyor. Bir yandan da bir yerde sigortalı çalışan avukatların Sosyal-iş, Tezkoop-iş gibi sendikalarda örgütlenebilmesi mümkün.<br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Biz de uzun bir süredir avukatlık sendikasını tartışmaktayız avukatlar olarak. Ben o konuda da meslek sendikası yerine işkolu sendikacılığının daha iyi olduğunu düşünerek buna (avukatlar sendikası fikrine) karşı çıkmaktayım. Bu düşünceyi üyesi olduğum çağdaş avukatlar derneğinin ortaya atması da ilginçtir. Kulağa hoş geliyor tabii.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Özellikle sigortalı çalışan veya resmi kurumlarda çalışan avukatların diğer çalışanlarla aynı sendikalarda örgütlenmesi ve aynı işyerindeki diğer işçilerle aynı kaderi paylaştığını düşünmesi onlar tarafından kompleks yapılması yerine tam tersine uzun erimli düşündüğümüzde aslında avukatların hak ve çıkarlarının yararına olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Avukatların örgütü barolar tüm avukatlar için bir asgari ücret tarifesi yayınlamaktadır ve onlar için ister sigortalı ister kurum vekilliği yapsınlar asgari bir ücretin altında çalıştırılamayacağına ilişkin kararlar almaya çalışmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Grafikerler için de aynı şey söylenebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <span style="color: #3366ff;"><strong><span style="font-family: Calibri;">Bilinçli bir Dernek, Sendikaya katkı sağlar!</span></strong><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Mesleğin geleceğine ilişkin bir vizyon belirlemek </strong>bir sendikanın işi olmayabilir, ama <strong>bir derneğin işidir</strong>. Bu dernek üyelerinin çalışmakta olduğu işyerlerinde diğer işçilerle örgütlenme çalışmasına katkı sunabilir. Örneğin orada çalışan üyelerinin toplu iş sözleşmelerinden yararlanmalarını teşvik edebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Son zamanlarda benim genişçe üzerinde durduğum, geliştirmeye çalıştığı bir şey var; aslında sendikalı olup barajları aşmadan da,<strong> fiilen toplu iş sözleşmesi yapabilmenin pratikte imkânı vardır. </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bu; hukuken mümkün ama kanunda açıkça tanımlanmamıştır. <strong>Buna ben fiili TİS ( TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ) diyorum</strong>. Bunu ne memur olan ne sözleşmeli olan, ama dershanede çalışan yüz binleri bulan öğretmenler için de uygulamaya çalıştık. Eğitim Emekçileri Derneğinin bu konudaki tecrübelerinin hep içinde oldum. </span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <strong>Fiili TİS demek, sizin gibi düz işçi olmayan (Grafik işçisi olan) pek çok kesimi özellikle kapsar. Bu kesimler (grafik emekçileri ), örneğin, daha işyerine giderken tüm grafikerler için-işte burada dernek devreye girer- asgari bir ücret haddi belirler, hangi şartlarda çalışması gerektiğini belirler ve tip sözleşmeler hazırlayabilir ve Türkiye’deki tüm grafikerlerin bu standardın altında çalışmayacağını ilan eder, hiç bir üyesinin de bu standardın altında çalışmasına onay vermez.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">İşte bu bir nevi fiili TİS’tir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Her şeyin başı örgütlülük olduğu için ve fakat sizin ve örneğin bizim gibi veya dershane öğretmenleri gibi kesimlerin tek bir yerde örgütlenmesi çoğu zaman yetersiz kalmaktadır.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Çünkü sendikalar işkolu temelinde örgütlendiklerinden ve de her bir mesleğin özel sorunlarına eğilmeyip genel bir kitle olarak herkesi algıladıklarından <strong>eksik örgütlenmeler olmaktadır bu kategorideki çalışanlar (grafikerler, dershane öğretmenleri, avukatlar vs) için.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Bunu öncelikle de dernekle başlatmak ve şartları oluşan yerlerde sendika ve dernekle birlikte sendika olmasa bile, yukarıda da değindiği gibi fiili TİS lerle kendi çalışma yaşamımız üzerinde söz sahibi olabiliriz, olmalıyız da. Aksi halde patronların kendi koyduğu kuralların dışına çıkamama baskısını hep yaşayacağız.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Tabii ki mesele sadece bu açıdan ele alınmayabilir. <strong>Fikir ve sanat icra eden sizin gibi insanların bu durumlarının da bir özgüllük taşıdığı açıktır.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Fakat öncelikle aynı kategoride yer alabilecek sinemacılar, tiyatrocular gibi kesimler de aynı şekilde örgütlenebiliyor. Veya aynı düşüncelerimin onlar için de geçerli olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <span style="color: #3366ff;"><strong><span style="font-family: Calibri;">Derneğin farkı; daha geniş misyon sahibi olmasıdır:<br />
</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bir kısım sinema emekçisinin Sine-Sen’de örgütlü olduğunu biliyorsunuzdur. Bunlar büyük setlerde bazen TİS imzalayacak denli geniş bir örgütlenmeyi de başarabiliyorlar.<strong> Bu açıdan fikir ve sanat işçisinin de aslında örgütlenme konusunda biçim olarak diğer işçilerden farkı yoktur.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Farkın olduğu yerde bunu dernekle kapatmak gerekmektedir. </strong>Zaten benim daha baştan dernek fikrinin daha uygun olduğunun düşünmemin nedeni budur. <span style="color: #0000ff;"><strong>Bu dernek grafikerlik mesleğinin geleceğini, vizyonunu, grafikerlerin hak ve çıkarlarının nasıl korunabileceği üzerine ciddi çalışmalar yapmalıdır.<br />
</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">İşte bu mevzuda, dernek, odalardan ayrılır  ve yine bu nedenle herhangi bir sendikada örgütlenmekle elde edilemeyecek olan şey de budur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Bu düşüncelerimi tartışmaya ve daha geniş paylaşmaya hazırım. Öncelikle hangi örgütlenmeden başlayarak; nasıl bir vizyon ve örgütlenme stratejisi ortaya konulacağı grafikerlerin ezici bir çoğunluğunun tartışmasıyla ortaya çıkartılabilir ve öncelikle bu yapılmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 10pt;"> <span style="color: #3366ff;"><strong><span style="font-family: Calibri;">Kendi içimizde bir rekabete girmekten kesinlikle kaçınmalıyız !</span></strong><strong><span style="font-family: Calibri;"><br />
</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong>Kendi içimizde bir rekabete girmekten kesinlikle kaçınıp</strong>, mümkün olduğunca nesnel ve pek çok açıdan olayı ele alarak genişçe değerlendirme yaptıktan sonra bir işbölümü ile tüm bu işlerin kotarılması mümkündür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">İş, bu tarafıyla ele alınırsa kendi içimizdeki kiminin biz fikir işçiyiz ona göre örgütlenmeliyiz demesi, kiminin meslek itibariyle oda’da örgütlenmeliyiz, kiminin dernek, kiminin sendika tartışması doğru bir zemine oturur sanırım. <strong>Çünkü bu örgütlenme stratejisi(dernek fikri)  hiçbirini dışlamıyor, hepsini uygun tarzda ve zamanı gelince kullanmayı düşünmelidir.<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;">Burada önemli olan ne istediğimiz ve nereye varmak istediğimizdir. Buna da hep birlikte karar vermektir. Çünkü ancak hep birlikte isek bir şeyiz. Aksi halde hiç bir şeyiz. Hoşça kalın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt;"><strong style="font-size: 10pt;">Av. Ali Eşki</strong></span><span style="font-size: 10pt;"><a href="mailto:%20%3Cscript%20language=%27JavaScript%27%20type=%27text/javascript%27%3E%20%3C%21--%20var%20prefix%20=%20%27mailto:%27;%20var%20suffix%20=%20%27%27;%20var%20attribs%20=%20%27%27;%20var%20path%20=%20%27hr%27%20+%20%27ef%27%20+%20%27=%27;%20var%20addy19431%20=%20%27av.alieski%27%20+%20%27@%27;%20addy19431%20=%20addy19431%20+%20%27gmail%27%20+%20%27.%27%20+%20%27com%27;%20document.write%28%20%27%3Ca%20%27%20+%20path%20+%20%27%5C%27%27%20+%20prefix%20+%20addy19431%20+%20suffix%20+%20%27%5C%27%27%20+%20attribs%20+%20%27%3E%27%20%29;%20document.write%28%20addy19431%20%29;%20document.write%28%20%27%3C%5C/a%3E%27%20%29;%20//--%3E%20%3C/script%3E%3Cscript%20language=%27JavaScript%27%20type=%27text/javascript%27%3E%20%3C%21--%20document.write%28%20%27%3Cspan%20style=%5C%27display:%20none;%5C%27%3E%27%20%29;%20//--%3E%20%3C/script%3EBu%20e-Posta%20adresi%20istek%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20postalardan%20korunmaktad%C4%B1r,%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCl%C3%BCyebilmek%20i%C3%A7in%20JavaScript%20etkinle%C5%9Ftirilmelidir%20%3Cscript%20language=%27JavaScript%27%20type=%27text/javascript%27%3E%20%3C%21--%20document.write%28%20%27%3C/%27%20%29;%20document.write%28%20%27span%3E%27%20%29;%20//--%3E%20%3C/script%3E"><span style="color: #333333;"><br />
</span></a><a href="mailto:av.alieski@gmail.com">av.alieski@gmail.com</a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/de/der-kopf-einer-tatigkeit-ist-der-verein/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukuk Soruları</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/de/hukuk-sorulari/</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/de/hukuk-sorulari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2014 19:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GrafikerInnen und das Gesetz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/de/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[İŞTEN ÇIKARILMIŞ bir grafiker 27 mart 2010&#8217;da SORUYOR; Öncelikle teşekür ederim ben 05.06.1995 yılında bir işyerine başladım ama sigorta girişim 02.08.1996 yılında yapıldı daha sonra çalıştığım halde 31.08.1996 sigortadan çıkarıldım daha sonra 01.01.1997 yılında tekrardan ssk yapıldı 15.05.2000 yılnda askerl&#8230;ik için işten çıktım ama ssk [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İŞTEN ÇIKARILMIŞ bir grafiker 27 mart 2010&#8217;da SORUYOR;</p>
<p><span style="color: #3366ff;">Öncelikle teşekür ederim ben 05.06.1995 yılında bir işyerine başladım ama sigorta girişim 02.08.1996 yılında yapıldı daha sonra çalıştığım halde 31.08.1996 sigortadan çıkarıldım daha sonra 01.01.1997 yılında tekrardan ssk yapıldı 15.05.2000 yılnda askerl&#8230;ik için işten çıktım ama ssk çıkışımı 01.04.2000 yılında yapıldı bundan dolayı tazminat aldım ama asgari üçretten üçretim daha fazla idi daha sonra askerlik dönüşü aynı işyerine girdim giriş tarihim 13.11.2001 ama ssk girişim 16.03.2002 ve daha sonra çıkış tarihim 04.10.2008 tarihinde işver iş kanunun 17 maddesine göre işten çıkardı aldığım maaş 1250 net ama asgariş üçretten kıdem ve ihbarımı hesapladı ama ben bu hesplanan parayı almadım ne yapmam gerekiyor yardımcı olursanız minnattar olurum saygılarımla teşekürler<br />
</span></p>
<p><strong>TGDD Gönüllü Avukatı, Grafiker Dostu Avukat Ali EŞKİ&#8217;nin CEVABI;</strong></p>
<p>Geriye doğru en fazla 5 yıl önceki tarihe kadar ki hizmet için hizmet tespit davası açılabilir. bu nedenle askerden önceki sigortasız çalışma için çalışılmışlığın tespiti davas&#8230;ı açılamaz. zaten askere gidilirken de kıdem tazminatı alındığı için bu dönem için bir talepte bulunma imkanı yok. geriye şunun için talepte bulunma imkanı vardır: son olarak işten çıkış tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde sigortasız çalışılmışlığa karşı dava açılabilir. burada da 5 yıl geçmiş. fakat yargıtay, bu 5 yıl zamanaşımı süresini işten çıkış tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş olması durumunda zamanaşımının dolduğunu düşünüyor ki işçi lehine bir yorumdur bu. fakat son çalışılan süre içerisine sadece 4 ay gibi bir süre sigortasız çalışılmış olduğu için böyle bir hizmet tespit davası açmanıın çok bir yararı olmaz. bu nedenle mevcut şartlarda tazminat davası açılabilir. işveren 17.maddeden çıkarmış. fakat burada eski kanuna göre mi 17.madde yoksa yeni kanuna göre mi? yani ihbar öneli vererek mi çıkarmış. yeni kanuna göre 17.madde eski 13.maddedir. yani burada işveren ihbar önellerine uyarak işten çıkartıyor ve bu durumda zaten kendisi de baştan işçinin kıdem tazminatı hak ettiğini düşünerek çıkartıyor-verip vermemesi ayrı- var olan durumda çalışılan süre 3 yılı geçtiği için ihbar öneli 8 hafta olacaktır. yani işveren şunu demek istiyor: seni işten çıkartıyorum. fakat bu işten çıkarma işlemi 8 hafta sonra gerçekleşecek. sana kıdem tazminatı da vereceğim. demektir. tabii, işveren işçinin bu 8 haftalık ücreti tutarını para olarak verirse-ki bu ihbar tazminatıdır- 8 hafta da beklemek durumunda olmaz. her halde kıdem tazminatını hesap edip ödemek zorundadır. tabii bu 8 hafta sonrasında her bir tam yıl için bir brüt ücreti tutarının toplamını kıdem tazminatı olarak ödemek zorundadır. şu halde işe giriş tarihi eğer dava açılıp kasım 2001 olarak kanıtlanırsa o tarihten ya da patron elbette ssk girişini yaptığı tarihten itibaren hesap edecektir. yukarıda da dediğim gibi bu 4 ay için dava açmak pratik olarak yararlı olmaz. ama her halde dava açılacaksa işe giriş gerçek işe giriş tarihi olarak yazılıp kanıtlandığında kıdem tazminatının da o tarihten itibaren çalışılan sürenin başlatılması mümkün.<br />
sanırım en önemli sorun kıdem tazminatının sigortanın yatırıldığı asgari ücret üzerinden mi yoksa gerçek üzerinden mi hesap edilmesi gerektiğidir? evet en fazla önem arzeden durum budur. gerçek ücret net 1250 tl olduğu için bunun brütünün hesap edilmesi gerekir. tahminen bu 1500 tl civarındadır. şu halde yaklaşık olarak 9 yıl x 1500 dür. bu da 13.150 tldir. tabii bu hesapta eğer ikramiye, yakacak yardımı, ayakkabı, yemek, giyim gibi yardımlar varsa bunların da brüt ücretin hesabında eklenmesi gerekir ki kıdem tazminatına esas teşkil eden 1500 tl daha fazla bir rakam olarak bulunabilir. şu kesin! işveren gerçekk ücret üzerinden değil de sigortasını yaptığı ücret üzerinden hesap yaparsa işçi bunun kabul etmez dava açarsa ve ücretinin gerçek miktarını kanıtlarsa(ki burada meslek örgütü ve/veya sendikadan bu nitelikte bir elemanın ne kadar ücret alabileceği sorulmaktadır) kıdem tazminatını bu miktar üzerinden mahkeme kararıyla hesap ettirmesi ve tahsil ettirmesi ve geçen zaman için bankalarca mevduata uygulanan en yüksekk işletme faiziyle birlikte kıdem tazminatını alması mümkündür. asgari ücretin brütü ile gerçek ücretin brütü arasında iki kat fark vardır. bu da yaklaşık 7-8 bin lira gibi bir farktır ki işçinin bunu kabul etmeyip dava açmasında ciddi bir yararı vardır. bu tür alacak veya tazminat davaları yaklaşık olarak 1 yıl-1.5 yıl sürmektedir. tabii faiz yüksekk olduğu için bir kayıp olmamaktadır. sadece biraz gecikmektedir hakkın alınması. sorunun cevabı bu kadar. mümkün olduğunca ayrıntılı oldu ama izah edebildiğimi düşünüyorum. hoşçakalın. av.ali eşki</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/de/hukuk-sorulari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SO STELLT DER STAAT DEN BERUF GRAFIKER VOR.</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/de/so-stellt-der-staat-den-beruf-grafiker-vor/</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/de/so-stellt-der-staat-den-beruf-grafiker-vor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2014 19:38:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[GrafikerInnen und das Gesetz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/de/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[DEVLET’in GRAFİKER TANIMI Şu linke gidildiğinde; http://www.megep.meb.gov.tr/tanitim/1900grafik/1901.wmv MEGEP (Mesleki Eğitim ve Öğretimin Güçlendirilmesi Projesi) in grafiker tanımını yaptığı tanıtım filmini göreceksiniz. Aynı film şu linkte Faruk Çağla’nın kişisel web sitesinde 4 yıldır yer almaktadır; http://www.farukcagla.com/video/grafiker-nedir.html Bu filmde Grafiker (veya Grafik Tasarımcı) şöyle ifade ediliyor; “Grafiker, [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="content clearfix">
<h2 class="entry-title">DEVLET’in GRAFİKER TANIMI</h2>
<div class="post-content">
<div class="content clearfix">
<p>Şu linke gidildiğinde;</p>
<p><a href="http://www.megep.meb.gov.tr/tanitim/1900grafik/1901.wmv">http://www.megep.meb.gov.tr/tanitim/1900grafik/1901.wmv</a></p>
<p>MEGEP (Mesleki Eğitim ve Öğretimin Güçlendirilmesi Projesi) in grafiker tanımını yaptığı tanıtım filmini göreceksiniz.</p>
<p>Aynı film şu linkte Faruk Çağla’nın kişisel web sitesinde 4 yıldır yer almaktadır;</p>
<p><a href="http://www.farukcagla.com/video/grafiker-nedir.html">http://www.farukcagla.com/video/grafiker-nedir.html</a></p>
<div>
<p><strong>Bu filmde Grafiker (veya Grafik Tasarımcı) şöyle ifade ediliyor;</strong></p>
</div>
<p><em>“Grafiker, bir mesajı iletmek bir ürünü ya da hizmeti tanıtmak için görsel iletişim yoluyla yazı, resim fotoğraf ve çizim gibi grafik elemanlarını estetik kurallar çerçevesinde düzenleyen kişidir.</em></p>
<p><i>Bir grafiker hayal gücü zengin ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olmalıdır. Gözlem yeteneği, renk ve şekilleri ayrıntılarıyla algılayabilme özellikleri de iyi bir grafikerde aranan nitelikler arasında yer alır. </i></p>
<p><i>Günlük iş akışında yeri geldiğinde birkaç çalışmayı birden yürütmek gerektiğinden belli bir noktaya yoğunlaşmak ve dikkatli olmak da bu meslek adımının olmazsa olmaz özelliklerinden biridir.</i></p>
<p><i>Grafik alanında eğitim almak isteyen öğrenciler meslek liselerinin ilgili bölümlerine gidebilir.</i></p>
<p><i>2005 – 2006 eğitim öğretim yılından itibaren yine aynı bölümlerden sertifika alabilir. Liseden sonra da meslek yüksek okulları ve fakültelerin grafik, grafik tasarımı, grafik öğretmenliği, fotoğrafçılık, matbaacılık gibi bölümlerinde üniversite eğitimi alabilir ya da güzel sanatlar fakültelerinin ilgili bölümlerinde okuyabilir.</i></p>
<p><i>Grafiker yeni bir çalışmaya konu ile ilgili ayrıntılı bilgi edinerek başlar. Müşterilerle bizzat görüşür veya yetkililerden alınan bilgileri toparlar yapılan her çalışmada konuya uygun kavramları ve ana temayı oluşturur. Bunun ardından kavramlara uygun tasarım öğelerini belirler ve bununla ilgili görsel malzemeyi toparlayarak grafik tasarımı yapar. Tasarımı biten bir çalışmayı renk ayrımı ve film çıkışı için hazırlar. Çalışmanın baskı öncesi işlemleri bittikten sonra son kontrolleri yapar ve baskıya gönderir.</i></p>
<p><i>Grafikerler; ajanslar, medya kuruluşları, yayın evleri, fotoğraf ve film stüdyoları gibi büro ortamlarında çalışır. Çalışma sürelerinin neredeyse tamamı bilgisayar karşısında ve genellikle zamana karşı yarışarak geçer. Grafikerlik ekip çalışmasını gerektiren bir meslektir. Bu nedenle genellikle yaratıcı grup ya da tasarım grubu adı verilen ekip elemanlarıyla aynı ortamda çalışır.</i></p>
<p><i>Grafikerler alana özgü bilgisayar programları, bilgisayarla ilgili donanımlar başta olmak üzere işin niteliğine göre scanner, printer, fotokopi, baskı alet ve araçları gibi günlük ofis aletlerini ve her türlü kağıt ve kağıt çeşitleri ve resim malzemelerini kullanır.</i></p>
<p><i>Grafikerler; matbaalar, yayın kuruluşları, grafik tasarım stüdyoları, reklam ajansları, medya kuruluşları, bilişim firmaları ve bünyesinde tanıtım birimi bulunan kurumlarda görev yapar. </i></p>
<p><i>Tecrübeli, yaratıcı, bilgisayar programlarını iyi kullanan grafikerlerin Türkiye’de iş bulma olanağı fazladır. “</i></p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/de/so-stellt-der-staat-den-beruf-grafiker-vor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.megep.meb.gov.tr/tanitim/1900grafik/1901.wmv" length="103" type="video/x-ms-wmv" />
		</item>
	</channel>
</rss>
