<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TGDD &#124; Tüm Grafikerler Dayanışma Derneği &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.tgdd.org.tr/category/makaleler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tgdd.org.tr</link>
	<description>Tek tek çubuklar çabuk kırılır, Birlikten KUVVET doğar!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Sep 2024 06:28:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.35</generator>
	<item>
		<title>DESEN DERSİNİN TEMELİ TEMEL SANAT EĞİTİMİ DERSİDİR</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/grafiker-ve-egitim/desen-dersinin-temeli-temel-sanat-egitimi-dersidir.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/grafiker-ve-egitim/desen-dersinin-temeli-temel-sanat-egitimi-dersidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2020 16:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafiker ve Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=2501</guid>
		<description><![CDATA[DESEN DERSİNİN TEMELİ TEMEL SANAT EĞİTİMİ DERSİDİR: Temel Sanat Eğitimi dersinin İngilizcesi yabancı literatürde Basic Art olarak geçmektedir. Sanatın temeli anlamı da yüklenebilir. Resim, grafik, seramik, heykel, iç mimari, restorasyon, sahne dekor tasarımı, fotoğrafçılık, tekstil vs gibi görsel sanatlar disiplinlerinin hepsinde ortak ders olarak okutulan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>DESEN DERSİNİN TEMELİ TEMEL SANAT EĞİTİMİ DERSİDİR:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Temel Sanat Eğitimi dersinin İngilizcesi yabancı literatürde Basic Art olarak geçmektedir. Sanatın temeli anlamı da yüklenebilir. Resim, grafik, seramik, heykel, iç mimari, restorasyon, sahne dekor tasarımı, fotoğrafçılık, tekstil vs gibi görsel sanatlar disiplinlerinin hepsinde ortak ders olarak okutulan ve okutulması gerekli olan bir derstir. Şimdilerde yeni bir sanat bölümü olarak ortaya çıkan görsel iletişim tasarımı adıyla eğitim tüketicisine ve tüketimine sunulan sanat disiplini için de vazgeçilmez bir ders olması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Temel Sanat Eğitimi dersi içinde çizgi, leke, ışık-gölge, hacim, strüktür (iç yapı), tekstür (dış yapı- doku), stilizasyon (soyutlama), ritm, denge, harmony (uyum), kontrastlık (zıtlık), renk, perspektif vs gibi  ders konuları yer almakta olup, bunlar olmazsa yukarıda sözü edilen sanat disiplinleri temelsiz ve dayanaksız kalacak, sanat olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Temel sanat eğitimi almayan bir grafik tasarımcısı, tasarımın temel kurallarını bilmeyecek, sadece bilgisayarda program kullanan operatör olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Desen ve illüstrasyon yapmak isteyen bir ressam veya grafiker, temel sanat dersleri alırsa daha mükemmel desen ve illüstrasyon çizecektir. Temel sanat dersinde alınan ritm dersleri, kumaş tasarımı yapan bir tekstil tasarımcısının birbirini takip eden bir sıralamada dizilen motiflerin (raporların) tekrarındaki ritmi yakalamasını, kontrastlık bahsi sayesinde ise o ritmi oluşturan büyüklük oranındaki veya renkteki değişikliklerin tasarıma neler katacağını görebilmesini sağlayacaktır. Strüktür konusunda bir mimari yapının veya heykelin iç yapısını, bir insanın derisinin altındaki iskelet yapısını algılaması yönünden, tekstür bahsinde ise tekstilcilerin doku ve örgüsü yönünden faydalı olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Temel sanat eğitimi almamış bir Grafiker, tipografi dersinde hangi harfe vurgu yapacağını bilemez, afiş tasarımında hangi rengi hangi alanda ne büyüklükte vurgulayacağını bilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile grafik tasarım veya basım-yayın bölümlerinde hangi ders olursa olsun, kesinlikle Temel Sanat Eğitiminin o dersin iyi anlaşılması veya geliştirilmesinde katkısı ve yararının olduğu tartışılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer web tasarımcıları ve bilgisayar programcıları Temel Sanat Eğitimi alırlarsa sadece yazılımcı yönleri ile teknik adam olmakla kalmazlar, estetik yönlerini de geliştirerek daha etkili web siteleri yaparlar.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk öğretim okullarından itibaren liselere de dahil olmak üzere resim veya müzik seçmeli ders olarak bırakılmamalı, müzik dersi de olmalı fakat resim dersleri kaldırılarak yerine Temel Sanat Eğitimi dersleri konulmalı, böylelikle eğer çocuk müzisyen olacaksa bile renklerdeki veya formlardaki ritm duygusunu bu derste kazanarak müzikteki seslerde ve bestede de ritm duygusunu geliştirebilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Temel Sanat Eğitimi dersine yeterince önem vermemiş öğrenciler desen derslerinde zorlanmakta, desen dersinin olmazsa olmazı olan; oran orantı, ışık gölge, hacim, ifade (ekspresyon), çizgi tipleri ve çeşitleri vb. konularda başarısız olmakta, grafikerliği sadece bilgisayarla yapılan bir ZANAAT (sanat değil, zanaat) olarak görme yanlışına düştüklerinden, ön lisans veya lisans okullarını program eğitimi verilen dershaneler gibi görmektedirler. Bu anlayışa göre bakkala, manava bile bilgisayar satıldığı takdirde ve Photoshop öğretildiğinde onlar da pekâlâ grafik tasarımcı olabilmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Grafik tasarım sanatını sadece TEKNİK İŞÇİLİK zannedenler, atasözlerimizden “alet işler el öğünür” sözünü benimsemekte, “eli görmeyen yazıyı kalem yazdı sanır” sözünü bilmezden gelerek sadece teknik öğrenmekle sanat öğrenilir sanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dershanelerin Temel Sanat Eğitimi, desen ve illüstrasyon dersleri vermeden sadece tasarım programları öğretmesiyle çok özel yetenekliler dışında  ne yazık ki tasarımcı olunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Grafiker ressam değildir ama resim kurallarını bilmezse doğru afiş veya kitap kapağı yapamayacaktır. Bir ressam da baskı teknolojisini bilmez, bilmesi de beklenemez. Grafiker resim kuralarını bilecek, daha sonra illüstrasyon (resimleme) kurallarını da bilecek, giderek çizgiyi stilize edecek ve son kertede objeyi soyutlayarak en yalın ve basit halini bulacak, buradan amblem, logo, piktogram, ideogram (fikrin basit sembol ile anlatımı)  ve ikon tasarımına geçecektir. Yani somut düşünceden soyut düşünceye geçecektir. Bu iş roman yazmaktan şiir yazmaya ulaşmaya benzemektedir. O nedenle öğrenciye önce Temel Sanat, sonra Desen, sonra da illüstrasyon (resimleme)  dersleri aşama aşama verilmelidir. Eğer öğrenci bu öğrenim silsilesi içerisinde bir aşamayı geçememişse gelecek aşamada çok zorlanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgisayar tekniklerini kullanmak işin zanaat yönü, temel sanat, desen ve illüstrasyon eğitimi de işin sanat yönü olarak formüle edilecek olursa, teknik olanakların bilinmesi tasarım boyutuna yeni ufuklar açacağından, bu formülün Bauhaus eğitim modelindeki ve Tatbiki’deki zanaat ve sanat birlikteliği prensibi ile uyumlu olduğu görülecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"> Öğr. Gör. Faruk ÇAĞLA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/grafiker-ve-egitim/desen-dersinin-temeli-temel-sanat-egitimi-dersidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’DE GRAFİK TASARIMCININ PROBLEMLERİ ve BİR ÇÖZÜM ORTAĞI OLARAK MESLEK KURULUŞLARI</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/turkiyede-grafik-tasarimcinin-problemleri-ve-bir-cozum-ortagi-olarak-meslek-kuruluslari.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/turkiyede-grafik-tasarimcinin-problemleri-ve-bir-cozum-ortagi-olarak-meslek-kuruluslari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2017 19:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=2253</guid>
		<description><![CDATA[Doç. Fuat AKDENİZLİ 1. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Grafik Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı Güldeste Sokak No:4 35320 Balçova/İZMİR 2. TGDD Yönetim Kurulu Üyesi fuat.akdenizli@deu.edu.tr ÖZET Türkiye’de grafik tasarım alanında gerek eğitim gerekse piyasa şartları anlamında pek çok sorun bulunmaktadır. Eğitim [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div id="js_9" class="_5pbx userContent" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}">
<p style="text-align: justify;">Doç. Fuat AKDENİZLİ</p>
<p style="text-align: justify;">1. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi<br />
Grafik Bölümü Grafik Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı<br />
Güldeste Sokak No:4 35320 Balçova/İZMİR</p>
<p style="text-align: justify;">2. TGDD Yönetim Kurulu Üyesi<br />
fuat.akdenizli@deu.edu.tr</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de grafik tasarım alanında gerek eğitim gerekse piyasa şartları anlamında pek çok sorun bulunmaktadır. Eğitim öğretimin kalitesi, daha iyi çalışma koşullarının sağlanması, telif hakları ve hukuk alanına giren problemler için grafik tasarımcılar çözüm üreten meslek kuruluşlarına ihtiyaç duymaktadır. TGDD (Tüm Grafikerler Dayanışma Derneği) üzerinden günümüz Türk grafik tasarımcılarının yaşadığı problemler ve meslek kuruluşlarının bu problemlere getirdiği çözümler örneklerle incelenerek gelecekte meslek örgütlerinin izlemesi gereken yön üzerine öneriler getirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anahtar Kelimeler: Grafik tasarım, tasarımcı, meslek kuruluşu, piyasa, etik, eğitim</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ABSTRACT</strong></p>
<p style="text-align: justify;">There are many problems both education and working conditions in grafik design field. Graphic designers need professional associations for solving their problems such as quality of education, better working conditions, registration laws and other legal problems. In this paper, the problems of Turkish graphic designers and how them were solved by TGDD (All Graphic Designers Solidarty Association) will be explained with examples and a vision for graphic design professional associations suggested for the future.</p>
<p style="text-align: justify;">Key Words: Graphic design, designer, professional association, market, ethic, education</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. GİRİŞ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grafik tasarım alanı, 1883 yılında kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi’nde 1927 yılında akademi müdürü Namık İsmail’in girişimiyle kurulan ve Avusturyalı tasarımcı Eric Weber’in başına getirildiği afiş atölyesinin (Ersel; 2014,88) açıldığı günden bugüne akademik eğitim alınan bir tasarım dalı olarak varlığını sürdürmektedir. Tarihsel kökleri çok daha gerilere götürülebilmesine rağmen serbest piyasa ekonomisi ile ilişkileri bağlamında değerlendirildiğinde Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze grafik tasarımcının problemlerinin benzerlikler gösterdiği görülmektedir.<br />
Türkiye’de ilk reklam ajansları 1940’lı yıllarda kurulmaya başlanmış, bu ajanslar piyasa beklentilerine uygun Batılı anlamda tasarım özellikleri gösteren nitelikli çalışmalar üretmişlerdir. (<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Eli_Ac%C4%B1man" target="_blank" rel="nofollow">https://tr.wikipedia.org/wiki/Eli_Acıman</a>) Türkiye’de 1960’lı yıllarda ülkede üretim çeşitliliğinin artması ile palazlanmaya başlayan kapitalist ilişki biçimleri satışı yapılacak bir ürünün pazarlanabilmesi için reklamın ve reklam ajanslarının varlığını da zorunlu hale getirmiştir. (Maden; 1989, 14) Bu bağlamda<br />
1970’li yılların toplumsal olaylarındaki artışa paralel olarak grafik tasarımcılarda bir dernek çatısı altında toplanmaya başlamışlardır. Grafik tasarımcıların 1968’den 1978’e kadar</p>
<p style="text-align: justify;">örgütlenme çalışmalarını oturtmaya çabaladıkları görülür. (Bilge;1983,825) Bu anlamda ilk kurulan dernek olan Grafikerler Meslek Kuruluşu, 1978’ten günümüze (<a href="https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fgmk.org.tr%2Fabout&amp;h=ATNR-uO-zxRQvYkF4qPPfffZASvirv9nWCg_NQEQ2vhiDuNCVVwgbGfOzVqXb5EU8Uskj2gdBCB_DB_BvJVnoRLhUF6JyMZhT6cm3h2Ij3QzXKkY5uxhvIacSmc1yn0BhW2PW76vop2dwf8&amp;enc=AZNEAI8fVc5gSi6KHvJFvDyeNqCZgfTtOm6DBRSZstQg0B-ZuruhTlUvX6Z6FPOF5EQ7JgMo15o40r4EMy-U-mdKleo_waAtnyeAmJCiegjJVIypgnC3oY0z46mo3ue8TgXpvPOFL-ISHljabQ3TPwgQRo1IBBoGMis1KHNx1guqfA&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow">http://gmk.org.tr/about</a>) halen varlığını devam ettirmekle birlikte zaman içerisinde Tüm Grafikerler Dayanışma Derneği, Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği (kuruluş 2013) (<a href="https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.bgtd.org.tr%2F&amp;h=ATMl7ree7hgsb1Y77KCzQ7WvmY2F1-mQJUineIcnYSxSn1NZLV7JljutIwr3ThbbUhUdiS6osNQB2V9TiGmUUHGEFolPj7Y9JvvX4OQfx8OY-4QXEQh7vMlcroB7I0U4tyCViKeGiXvG3l8&amp;enc=AZMLi2-tWst5nPCI9Ja2BZUBpoSpXx-3zks_BFQy5CoW0Gb4Afk08VsCkZlgTMJkspkHZdpWd9jfEr8rVtEe89QINKLgfH7hefFc_VXr52l8uSYqYleoE2S5LJUilP9TRhZxKuAgSCqVhEo153ig9KX-knbdf6IuZh0rOVzaN1Nqlg&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow">http://www.bgtd.org.tr</a>) gibi ulusal ve yerel dernekler de bu bağlamda meslek sorunlarına çözüm adresleri olmaya çalışmışlardır.<br />
1980’li yıllarla birlikte dünya reklam sektörünün önemli isimleri Türkiye’de ortaklılklara girerek tasarım alanındaki hizmet kalitesini küresel ölçeğe taşıma zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir. (Merter; 2003, 13)<br />
Özellikle 2000’li yıllarla birlikte dijital devrim olarak nitelendirilen bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelerin meslek alanına uyarlanarak Türkiye’de de kullanılır hale gelmesiyle grafik tasarım alanında hem küresel ölçekte bir iletişim olanağı doğmuş hem de telif hakları anlamında önemli etik ve hukuk sorunları baş göstermeye başlamıştır.<br />
Bu problemlerin oluşmasındaki sebeplerin başında grafik tasarım eğitimi verilen kurumlarda etik ve telif hakları konusunun henüz yeterince ciddiyetle ele alınmaması yatmaktadır. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde 2000’li yılların başından beri verilen “Fikri Haklar Hukuku” dersi gibi (<a href="https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fgsf.akdeniz.edu.tr%2Fgrafik%2Fgrafik-orgun-ogretim-katalog%2F&amp;h=ATOJOlQRbn6knEBU19ILCmGIN3E3sYs5shmGhCZsETRuX88MMpOu7Vr282DoB1o9zZ2nSgmlcO-5t_9-uMBA6zNvZC_CxHmwC1ooRhD_7pf90aADfYM6nkZyMOIp9Owu1JT0yoqJq10brL0&amp;enc=AZML6XL-2LZhDI-urMOZEmYytsMNK3cy15vZzqsj5O5tZcDC4TRqsFCgueRvnXozPe7pgUxSdX7deen9o_ADA4NPYXYLpiKGkMWawpUlNTXLc2JDC1gyoeobeBbXzgedlM5pevFj4jxLYf289y-phhutD2Xx0rxnb6SBm1O326I92Q&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow">http://gsf.akdeniz.edu.tr/gra…/grafik-orgun-ogretim-katalog/</a>) dönem dönem bu konu ile ilgili dersler müfredatlarda yer almış olsa da genç tasarımcı adaylarında konu ile ilgili mesleki bir ahlak anlayışı geliştirecek kadar etkili genel bir kabul görmüş bir bakış sağlanamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. GRAFİK TASARIMCILARIN KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLER ve MESLEK ÖRGÜTLERİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Meslek kuruluşları bünyesinde her türlü hukuk sorununa çözüm bulabilecek iş hukuku ve telif hakları konusunde yetkin danışmanlar bulmak uzun süre mümkün olamamıştır. Türkiye’de özellikle hukuki danışmanlık ve bilirkişilik hizmeti vermek anlamında önemli çalışmaları bulunan bir dernek olan TGDD yönetim kurulu başkanı Faruk ÇAĞLA, grafik tasarımcıların problemlerini ve hukuki sıkıntılarla derneğe yapılan başvuruları aşağıdaki gibi sıralamıştır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. Eğitim ile ilgili Sorunlar</strong><br />
a. Liselerde ve Üniversitelerde eğitim veren öğretim elemanlarının piyasa bilgilerinin yeterli olmaması, buna müteakip yetiştirilen öğrencilerin eksik bilgi ve yeterli olmayan donanımla mezun olup sorun yaşamaları,<br />
b. Öğretim kurumlarında özellikle bilgisayar alanında eksik eğitim alan çocukların eksiklerini tamamlamak için yeterliliği olmayan ÖZEL KURS’larda eğitim almaları,<br />
c. Bu özel kurslardaki bazı eğitimcilerin teorik yetersizliği ve aynı zamanda kursların GRAFİK TASARIM adı altında sadece YAZILIM gösterip tüketiciyi/müşteriyi eksik bilgilendirmeleri,<br />
d. Üniversitelere öğretim elemanı atanırken MESLEKİ TECRÜBE kriterinin gözardı edilmesi,<br />
e. RESİM/TEKSTİL/GASTRONOMİ/İŞLETME/EKONOMİ vs. gibi grafik tasarım disiplini ile çok bağlantısı olmayan bölümlerden mezun öğretim elemanlarının üniversitelerin Grafik Bölümlerinde yöneticilik yapmaları<br />
f. Güzel Sanatlar alanından mezun olmamış kişilerin Grafik Tasarım alanında lisansüstü çalışma yaparak alanda eğitimci olmaya talip olmaları,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Piyasa Sorunları</strong><br />
a. Bazı eğitim kurumlarının güncel teknolojiyi öğretmekte yetersiz kalması sonucu oluşan ALAYLI – MEKTEPLİ anlaşmazlıkları. Mekteplilerin Program, tasarım ve baskı tekniklerini yeterince bilmemesi; alaylıların çok iyi program ve teknoloji bilip tasarımın teorik sorunları ile ilgilenmemeleri,<br />
b. Esnek Çalışma saatlerine uyumlu grafik tasarımcı anlayışı ile mesai saatlerinin grafik tasarımcıyı mağdur edecek duruma getirilmesi,</p>
<p style="text-align: justify;">c. Grafik tasarımcılara Müşteri Temsilciliği, Sekreterlik, Dağıtımcılık, Fotoğrafçılık ve hatta Çaycılık gibi meslek sınırları dışında bir takım görevler yüklenmesi ve yaptırılması,<br />
d. Grafik tasarımcıların TAKLİT / KOPYA tasarım yapması, veya kendilerine yaptırılması,<br />
e. Maaşlı çalışan grafikerlerin çalıştıkları işletmede yaptıkları tasarımlar üzerindeki haklarını bilmemeleri,<br />
f. Masaüstü yayıncılık programlarını biliyor olmanın tasarım yapmak için yeterli olacağı inancı,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Hukuk Sorunları</strong><br />
a. Fazla mesai ücreti verilmemesi,<br />
b. Maaşların yüksek fakat sigortanın asgari ücretten ödenmesi, buna ilişkin tazminatın da asgari ücret üzerinden ödenmesi,<br />
c. Bir grafik tasarımcının yaptığı tasarımların başka bir tasarımcı veya kuruluş tarafından taklit edilmesi ya da doğrudan izinsiz kullanılması durumunda yapılması gerekenler,<br />
d. Bir grafik eserin tasarlandığı mecra dışında müellifinin izni olmaksızın müşteri tarafından farklı alanlarda kullanılması,<br />
e. Ajans – Müşteri veya Grafik tasarımcı – Müşteri ilişkileri kapsamında yapılan tasarımın müşteriye teslim edilip edilmemesi,<br />
f. Bir tasarımın müşteriye nasıl teslim edilebileceği, Outlook kullanımı, ekran görüntüler, FTP, Wetransfer vs. kullanımı hakkında eksik ya da yanlış bilgi sahibi olunması,<br />
g. Sözleşme hazırlanması hususunda dikkat edilmesi gerekenler,<br />
h. Taraflar arasında sözleşme yok ise yapılması gerekenler,<br />
i. Tasarım yarışmalarının ŞARTNAMELERİNDE belirtilen hususlar FSEK’e ve TASARIM HUKUKUNA uygunluğu…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4. Vergi Sorunları</strong><br />
a. Freelance/Serbest çalışan grafik tasarımcıların durumlarına özel vergi muafiyetleri ya da nasıl vergilendirildikleri konusunda bilgi sahibi olmamaları.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda genel olarak verilmeye çalışılan bu problemler listesine eklemeler yapmak mümkündür. Meslek kuruluşlarının hukuki anlamda meslekteşlarına nasıl destek verdiğini somutlaştırmak amacıyla aşağıda TGDD’ye yapılan başvurulardan ikisi ve TGDD’nin yaptığı işlemlerden örnekler verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 1.<br />
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2015 yılında görülen davacı F.T. ve<br />
M.T. ile tanınmış bir sigorta kurumu arasındaki tazminat davasında, TGDD’den Bilişim Teknolojileri ve Veri Tabanı Programcılığı’ndan mezun Web Tasarımı ve Grafik Animasyon dalında sertifika sahibi teknisyenlerin elde edeceği muhtemel gelir sorulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 2.<br />
T.C. İstanbul 20. İş Mahkemesi’nde 2015 yılında davacı C.Ç. ile bir reklam ajansı arasında görülen Sosyal Güvenlik Hukuku ile ilgili tespit davasında davacının kıdem, deneyim ve eğitimindeki bir kişinin 2010 – 2015 yılları arasında alacağı ücretlerin bildirilmesi istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Her iki davada da TGDD, öncelikle çalıştıkları pozisyona göre davacıları tanımlamış (Stajyer Grafiker, Yardımcı Grafiker, Uygulamacı Tasarımcı Grafiker, Uzman Grafiker, Yönetici/Art Director Grafiker) bu tanımla sonucuda TGDD tarafından belirlenmiş ücret katsayları tablosu üzerinden hesaplama yaparak mahkemelere görüş bildirmiştir. Derneğin tanımlama ve ücretlendirmeye ait yaklaşımı ve tüzüğü web sitesinden görülebilir. (<a href="https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.tgdd.org.tr%2Ftuzuk%2Fform-anket-ve-dokumanlar&amp;h=ATOwyUtIiXVYOE_OwUS9IN-6KuPK9-LWVyFv8UGyCWMpRxXjPabz3ma5JDHMJTu11UZY-YGKGJnojaeBveLjSMOaUZrYCfqBexiMh0A410tyfCEc0hnkoj4DJpbGxARQMg5rqlg5WAHPdQo&amp;enc=AZPGye5etlBw8RlhQ6lykQ8faeHwsWRgtEZwGDtVS3RnIifXLtIIfbANcmME6Ma0-GAG0TYPkfENUvsMDZ6npce-iQKQb-AXHUN9h3dKcJEyw0aB-Att0uAHzhj_tW_lTR0gqEAMRjR_Ion0Aug-v3PoQuC2N8q_tqXfabZOOIWpeQ&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow">http://www.tgdd.org.tr/tuzuk/form-anket-ve-dokumanlar</a>)</p>
<p style="text-align: justify;">TGDD’nin kurulduğundan bugüne görüş bildirdiği yaklaşık 50 davanın tamamına yakınının emsal ücret tespitleri üzerinden olması, meslek erbablarının sadece ekonomik mağduriyet karşısında bu tür derneklerin kapısını çaldığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Dernek üyelerinin mesleki bir sorun yaşamadıkça bu tür derneklere başvurmadığı ve mağduriyetleri çözülür çözülmez aidatlar konusunda kayıtsız davranmaya başladıkları için meslek kuruluşlarının sürdürülebilirliği de tehlikeye düşmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. SONUÇ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de grafik tasarım mesleki eğitim olarak her ne kadar XX. yy.ın ilk çeyreğinden bu yana veriliyor olsa da alanın hukuksal ihtiyaçları konusunda bilgi birikimi ve destek veren kurum sayısı son derece sınırlıdır. Grafik tasarımcıların ve hatta bu alanda halen eğitim görmekte olan grafik tasarımcı adaylarının mağdur olmaması için yapılması gerekenler iki ana başlık altında gruplandırılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">1. Grafik Tasarımcıya düşen Sorumluluklar:<br />
a. Meslek kuruluşlarına üye olup bir gün kendileri için de yapılması olası olan harcamalar düşünülerek aidatlarını düzenli yatırmak,<br />
b. Meslek kuruluşlarının düzenlediği organizasyonlara maddi ve manevi destek vermek,<br />
c. Meslek kuruluşlarının düzenlediği toplantılara düzenli katılarak meslekleri hakkında daha fazla farkındalık kazanmak,<br />
d. Gerek duyulan yerlerde meslek kuruluşlarından bilgi ve yardım talep etmek,</p>
<p style="text-align: justify;">2. Grafik Tasarım Mesleki Kuruluş ve Derneklerine düşen Sorumluluklar:<br />
a. Açık, net, hukuksal boyutu olan kapsayıcı bir tüzük sahibi olmak,<br />
b. Üyelerine, mesleki, siyasi, dini herhangi bir ayrım yapmaksızın tam hizmet ve destek vermek,<br />
c. Hukuksal problemler karşısında yetkin ve yaptırım gücü olan çözüm önerileri getirmek,<br />
d. Temsil ettiği meslektaşlarının çalışma şartlarının daha iyi olması için çaba göstermek,<br />
e. Mesleki, geniş katılımlara açık organizasyonlar düzenlemek,<br />
f. Mesleki bilgi birikimi ve yayınlara destek sağlamak,<br />
g. Aidatların değerlendirilmesi konusunda tam bir şeffaflık içerisinde olmak,<br />
h. Diğer meslek kuruluşları ile de işbirliğine açık olmak,<br />
ı. Mesleki eğitim alanının sorunları için hem sözcülük yapmak hem öneriler getirmek…</p>
<p style="text-align: justify;">Mesleki kuruluş ve derneklerin sahibi herkesten önce o meslek içinde üretip o meslekten geçimini sağlayan insanlardır. Mesleki kuruluş ve derneklerin varolması meslek erbablarının bu kuruluşlara vereceği destek ve sahiplenme ile mümkün olacaktır. Bu bilincin yaratılması meslek örgütleri kadar, sadece problem yaşayınca meslek örgütlerini hatırlamayıp her zaman destek vermeye gönüllü, üyelerinin de sorumluluğudur. Bu bilincin yerleşeceği ilk durak ise bu anlamda büyük bir sorumluluk yüklenen eğitim kurumlarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">KAYNAKLAR</p>
<p style="text-align: justify;">BİLGE, İlhan (1983). Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi – 3. cilt, İletişim Yayınları, İSTANBUL<br />
ERSEL, Hasan (2014). Türkiye’de Grafik Tasarım ve Afiş Eğitiminin Tarihine Kısa Bir Bakış, Kazım Taşkent Yapı Kredi ve Kültür Sanat, Yapı Kredi Yayınları, İSTANBUL<br />
MADEN, Sait (1989). Ülkemizde Grafik Sanatı’nın Dünü, Bugünü. Türk Grafik Sanatçıları, İSTANBUL<br />
MERTER, Ender (2003). 80. Yılında Cumhuriyeti Afişleyen Adam – İhap Hulusi Görey. Literatür Yayınları, İSTANBUL<br />
<a href="http://www.bgtd.org.tr/" target="_blank" rel="nofollow">http://www.bgtd.org.tr<br />
</a><a href="http://gmk.org.tr/about" target="_blank" rel="nofollow">http://gmk.org.tr/about</a><br />
<a href="http://www.tgdd.org.tr/tuzuk/form-anket-ve-dokumanlar" target="_blank" rel="nofollow">http://gsf.akdeniz.edu.tr/grafik/grafik-orgun-ogretim-katalog/</p>
<p>http://www.tgdd.org.tr/tuzuk/form-anket-ve-dokumanlar</a></p>
<p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Eli_Ac%C4%B1man" target="_blank" rel="nofollow">https://tr.wikipedia.org/wiki/Eli_Acıman</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/turkiyede-grafik-tasarimcinin-problemleri-ve-bir-cozum-ortagi-olarak-meslek-kuruluslari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan KARAYEL: NİÇİN TGDD?</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/haberler/erdogan-karayel-nicin-tgdd.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/haberler/erdogan-karayel-nicin-tgdd.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2015 17:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Grafiker ve İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Karayel]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Karitatür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=1872</guid>
		<description><![CDATA[Bizim kuşak (yani 70&#8217;ler..) çok cefakar ve vefakar bir kuşak.. Darbelerin en ağırını yaşamadık mı? Hem de öğrenciyken. O nedenle &#8220;laylom&#8221; bir sanat eğitimi alamadık, adeta burnumuzdan geldi. Seksen öncesi Türkiye&#8217;nin en karışık sürecinde hem okuyup hem de çalışarak okulu bitirebildik. Ancak şu var ki; [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/cem-karaca-a.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignright wp-image-1880" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/cemkaraca-er-753x1024.jpg" alt="cemkaraca-er" width="252" height="342" /></a>Bizim kuşak (yani 70&#8217;ler..) çok cefakar ve vefakar bir kuşak.. Darbelerin en ağırını yaşamadık mı? Hem de öğrenciyken. O nedenle &#8220;laylom&#8221; bir sanat eğitimi alamadık, adeta burnumuzdan geldi. Seksen öncesi Türkiye&#8217;nin en karışık sürecinde hem okuyup hem de çalışarak okulu bitirebildik. Ancak şu var ki; Akademi&#8217;ye göre daha &#8220;tatbiki&#8221; bir eğitim aldığımızdan sektöre girince pek zorlanmadık.. O günün koşullarına göre fena para da kazanmadık. Kaldı ki, o dönemler ne bilgisayar, ne de akıllı telefonlar vardı. Düşünün daha renkli televizyon bile yeni giriyordu ülkeye. Hayatımız da tıpkı tv&#8217;ler gibi siyah-beyazdı. Biz yine de elimizde fırça ve kalemlerle renklendirmeye çalışıyorduk o siyah-beyaz günleri. O süreçte bir kahpe kurşuna kurban gitmememiz de şansımız olsa gerek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Çok kısaca anlattığım ve geçtiğim süreçte pek sıkı olmayan ama sonrasında hiç de boş olmayan bir eğitim aldığımızı anladık. Okulumuzun &#8220;Bauhaus&#8221; stili eğitim vermesi ve ülkede gelişmekte olan reklamcılık sektörüne paralel eğitim almamız en büyük şansımızdı. Çok değerli hocalardan ders ve feyz aldık. Hala kendileriyle özellikle sosyal medya üzerinden karşılıklı ürettiğimiz işleri paylaşmaktayız büyük bir keyifle, ilk günkü heyecanla.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/i1qsktwq.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignleft wp-image-1884 size-medium" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/50.yil-logo1-300x236.jpg" alt="50.yil-logo1" width="300" height="236" /></a>Tatbiki&#8217;den mezun olduktan sonra 1982-2001 arası birçok ajansta grafiker-atölye şefi-artdirektör ve kreatif direktör olarak görev yaptım. Hatta 2001 yılında üç ortaklı bir ajansımız bile oldu. Çok başarılı ve başarısız işler yaptık doğru söylemek gerekirse. Ama herşeye rağmen tümünü severek yaptığımı söyleyebilirim. Çünkü üretmeyi ve de çalışmayı seviyorum. Bu bizim adeta yaşam biçimimiz. Benim sadece grafikerliğin yanısıra karikatürist olmamın da bugünkü geldiğim noktada büyük önemi ve katkısı var. Karikatür; hızlı düşünmeyi, grafik sağlam temellere oturtmayı, reklamcılık da ürettiklerimizi pazarlamayı öğreten kavramlar. Bu konuyu biraz daha açayım istiyorum. Karikatürist-Illüstrator ve Grafiker kavramları aslında ayrı kişilikler. Bunların tümünün bir kişide toplanması ise bence büyük bir şans. Sektörde ayakta kalabilmeniz için &#8220;olmazsa olmaz&#8221; bir güçbirliği diye düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/fica-logo-a1.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignright wp-image-1886 size-medium" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/fica-logo-a1-300x245.jpg" alt="fica-logo-a" width="300" height="245" /></a>Sektörde 19 yıla yakın bir süreçte grafikerlik deneyimimi oldukça iyi ajanslarda geliştirdim. &#8220;Grafik&#8221; bir yaşam biçimim oldu. Herşeye &#8220;grafik&#8221; gözlüğüyle bakmaya başladım. Daima iyiyi, en iyiyi kovalamaya konuşlandım. Verilen işi en iyi ve en etkili biçimde yapmaya çalışmaktan yemeyi, içmeyi hatta uykuyu unutur olmuştum her reklamcı gibi. Ama gençliğin heyecanı ve enerjisiyle bir şekilde üstesinden geliyor insan bu sürecin.. İşte ne oluyorsa zaten o sürecin sonrası olmaya başlıyor. Bir süre sonra, sektör size ağır gelmeye başlıyor. Çünkü herşey para değil. Ve hep genç kalamıyorsunuz.. Tabii bunu anlamak için biraz zaman geçmesi gerekiyor.. O günlerde bir anlamda &#8220;yarış atı&#8221; gibisiniz ve soluksuz çalışmak zorundasınız. Düşünmeye, sorgulamaya bile zamanınız yok. Aksi takdirde sistem sizi dışlayıverir ve hemen üstünüzden ezip geçerler. &#8220;Yeter artık!&#8221; deyip bırakma lüksünüz de pek olmuyor hani.. Öyle herkes &#8220;Free-Lance&#8221; çalışacak güce, çevreye ve olanağa da sahip reğil hemen hemen. Ancak belli bir sürecin sonunda artık bunu göze alabileceğinizi düşünmeye başlıyorsunuz. Çünkü kişisel olarak sizin bu çark içinde yapabileceğiniz fazla birşey yok. Bir sonraki ajansta da aynı şeylerle karşılaşmayacağınızın garantisi yok, çünkü hepsinde aynı &#8220;kapitalist&#8221; sistem geçerli. Uzun bir süre çalıştığınız ajanstan bile gözünüzün yaşına bakmadan ve tazminatsız çıkarılmanız işten bile değildir. Ve anlarsınız ki o zaman, birşeyler eksiktir.. Fabrikada tulum giyerek çalışan bir işçiden hiç de farkınız yoktur aslında. Sadece tulumunuz eksiktir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/buy1a74l.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignleft wp-image-1887 size-medium" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/hürcocuk-logo-300x122.jpg" alt="hürcocuk-logo" width="300" height="122" /></a>Peki, böyle bir sektörde ne yapmalı da kendimizi güvende hissedip, gönül rahatlığıyla ve gelecek kaygısı olmadan çalışalım? Ya da kendi işimizi mi kurmalıyız veya serbest (free-lance) çalışmalıyız? İşte zurnanın &#8220;zart&#8221; dediği yer de burası zaten. Ajansın zorlukları yanısıra kolaylıkları da var çalışanlara çünkü. Bazı gereksiz şeylerle uğraşmıyorsunuz. Ancak,  serbest çalışmaya karar verdiğinizde yaptığınız işin patronluğunun yanısıra; muhasebesini, grafikerliğini, metin yazarlığını, fotoğrafçılığını, ofisboyluğunu da üstlenmek zorundasınız. İşte o zaman çalıştığınız sektörün başka bir yüzünü de görüyor ve tanıyorsunuz. Bir yaratıcı için en zor görev, yaptığı işi pazarlamak veya emeğinin karşılığını almak için vereceği mücadeledir. Sözleşmeli çalışsanız bile zamanında alamadığınız veya hiç alamayacağınız emeğinizin karşılığı sizi işinizden soğutur, veriminizi düşürür. Hatta bazen bu mesleği yaptığınıza, yapacağınıza lanet okursunuz. Çünkü elinizden fazla birşey gelmemektedir. Yasalar kapitalizme hizmet ettiği ve emekçinin yanında olmadığı için titriniz ne olursa olsun sisteme karşı koyacak  gücünüz olmadığını görürsünüz. Peki ama ne yapmalı bu durumda?!</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/istanbul-karayel-1024x509.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignnone wp-image-1888 size-large" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/istanbul-karayel-1024x509.jpg" alt="istanbul-karayel" width="669" height="333" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu noktada TGDD gibi bir kurumun eksikliğini yoğun olarak hissedersiniz. Ajansta da çalışsanız, serbest de çalışsanız, sizi işverenle yaşayacağınız bir krizde hakkınızı koruyacak ve yasal yollardan alabilecek bir güvencenin olmaması sizin işverene karşı kırılganlığınızı oluşturur. Böylesi bir süreçte eğer olanağınız varsa bir avukat tutabilir ve hakkınızı arayabilirsiniz. Ama büyük olasılıkla bu aşamaları düşünecek ne fırsatınız ne de zamanınız olmayacaktır. Çünkü ayakta kalabilmek için her zaman yoğun bir tempoyla çalışmak ve üretmek, üretmek, üretmek zorundasınızdır. Kapitalist sistemin de zaten istediği bu değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;"> Zaman geçip biraz daha ilerleyince ve bizim yaşlara gelince (hatta daha da öncesi) gençken pek üstünde durmadığımız ama ne yazık ki bir gün hepimizin karşılaşacağı bir sürecin sonuna, yeni bir sürecin de başına geliniyor: &#8220;Emeklilik!&#8221; İşte zurnanın bir deliği de budur. Geçmişte çalıştığınız o &#8220;koca koca&#8221; ajanslardan ödenen &#8220;minik minik&#8221; sigorta primlerinin gün gelip emekli olduğunuzda size nasıl bir &#8220;çerez&#8221; olarak geri döndüğünü görecek ve kahrolacaksınız. Çünkü hemen her ajans, kapitalist sistemin gereğini yapmakta ve aldığınız maaşın üzerinden değil, asgari ücret üzerinden sizin sigorta primlerinizi ödemektedir.Bir yıkım da burada yaşayacaksınız. İşte bir grafikerin deyim yerindeyse &#8220;ölene kadar&#8221; çalışmak zorunda kalması da bu nedenledir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/gezi-agac1.jpg" rel="prettyphoto"><img class="alignleft wp-image-1890" src="http://www.tgdd.org.tr/wp-content/uploads/2015/09/gezi-agac.jpg" alt="gezi-agac" width="342" height="338" /></a>TGDD, ister genç grafiker olarak ajanslarda çalışın, ister orta yaşlı veya yaşlı grafiker olarak serbest çalışın, işverenle karşılaşabileceğiniz maddi konularda, yegane güvenceniz olarak emeğinizin hakkını almanıza yardımcı olabilecek bir kurum olarak karşınıza çıkıyor. Kurumun başında deneyimli ve uzman bir arkadaşımız var. Henüz derneğe yeni üye olmama karşın, verdiği mücadeleyi  ve paylaşımlarını yakından izleyen bir okuldaşı ve arkadaşı olarak takdir etmekte ve her zaman desteklemekteydim. Bu konuda kendisinin de ifade ettiği gibi birçok meslektaşımızın haklarını alabilmesinde kurumun hukuk danışmanları büyük çabalar sarf etmiş ve başarıyla bu davaları kazanmışlardır. Ayrıca hem mesleğe yeni başlayanlara, hem ajans çalışanlarına, hem de serbest çalışmayı tercih eden grafikerlere yönelik sürekli yinelenen ve yenilenen paylaşımları, yönlendirmeleri de takdire değerdir. Bu ülkede çalışan (hatta benim gibi yurt dışında yaşayanlar dahil) grafik emekçilerinin TGDD ile bir an önce tanışmalarını ve üye olmalarını öneriyorum. Zira zaman çok çabuk geçiyor. Ve eminim sizler de bizim kuşak gibi eliniz kalem ve klavye tuttuğu müddetçe uzun yıllar çalışacak ve üreteceksiniz. Çünkü bizim yapabileceğimiz yegane meslek budur. Ve inanıyorum ki; güzel şeyler ürettiğimizde ömrümüzün bile uzadığını söyleyebilirim. TGDD&#8217;ye üye olun.. Üye oldurun!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/haberler/erdogan-karayel-nicin-tgdd.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖRGÜTLÜ OLMA VE KOLLEKTİF BİLİNÇ</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/orgutlu-olma-ve-kollektif-bilinc.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/orgutlu-olma-ve-kollektif-bilinc.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2015 20:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=1740</guid>
		<description><![CDATA[KURTLARIN, KUŞLARIN HATTA KOYUNLARIN SÜRÜ HALİNDE BULUNUP BİRLİKTEN KUVVET ALDIĞI BİR DÜNYADA GRAFİKERLERİN BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE OLMALARINI VURGULAYAN DEĞERLİ ÜYEMİZ BURAK ÖZGÜN’DEN İSABETLİ BİR YAZI DAHA… İnsanoğlu ilk çağlarda yaşamını idame ettirmek ve karşılaştığı tehlikeleri bertaraf edebilmek için örgütlü ve kollektif bir yaşam şekli [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0b5394;">KURTLARIN, KUŞLARIN HATTA KOYUNLARIN SÜRÜ HALİNDE BULUNUP BİRLİKTEN KUVVET ALDIĞI BİR DÜNYADA GRAFİKERLERİN BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE OLMALARINI VURGULAYAN DEĞERLİ ÜYEMİZ BURAK ÖZGÜN’DEN İSABETLİ BİR YAZI DAHA…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><div class="fusion-sep-clear"></div><div class="fusion-separator sep-double" style="border-color:#1e73be;margin-top:20px;margin-bottom:20px;max-width:%100;"></div>
<p style="text-align: justify;">İnsanoğlu ilk çağlarda yaşamını idame ettirmek ve karşılaştığı tehlikeleri bertaraf edebilmek için örgütlü ve kollektif bir yaşam şekli ortaya koymuştur. Mısır hiyerogliflerinden tutun mağara resimlerine kadar tüm bulgularda bu kollektif yapıyı görebilirsiniz. Nihayetinde ilk insanların yaşamını devam ettirebilmesi buna bağlıdır. Bu nedenle kişiler ve kabileler arasında iş bölümleri oluşturulmuş, herkes kendi üstüne düşen işi yaparak ve birbirine yardım ederek hayatta kalmaya ve karşılaştıkları zorlukları çözmeye çalışmıştır. Bugün kırsal kesimlerde sıkça rastladığımız imece usulü yardımlaşma işte bu kollektif bilincin eseridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzdeki gelişmiş toplumlar ise bu kollektif şuuru kooperatif, vakıf, sendika ve dernek gibi adlarla kavramsallaştırmış, legal, hukuki ve ahlaki temellere oturtarak bütüncül hareketten elde edilen faydayı üyelerine dağıtma yoluna gitmiştir. Bu paylaşım maddi bir kazancın paylaşımı olabileceği gibi kazanılmış hakların paylaşımı veya hakların iyileştirilmesi de olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dev bir küresel pazar haline gelmiş olan dünyamızda bedensel ve fikirsel işgücüne ihtiyacın hiçbir zaman bitmeyeceği, niceliklerinde bir değişiklik olmasa bile niteliklerinde değişimlerin yaşanarak devam edeceği tartışmasız bir gerçektir. Oyuncuların her daim arttığı bu pazarda galip gelmenin tek yolu takım oyunundan geçmektedir. Lakin buradaki takım oyunundan kastım meslektaşlarımızın bir şirket adı altında ortaklık yapmaları değil örgütlü olarak hareket etmesidir. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken husus aslında oldukça ilginç. <strong>Pazardaki oyuncular, sadece diğer oyuncularla değil, pazarı oluşturanlarla da maç yapmakta, lakin bunun farkında değiller.</strong> Pazarı oluşturanlar içinse oyuncular arasında kimin galip geldiğinin bir önemi yok. Taraf tutmuyorlar ve hemen galip gelenin safına geçiyorlar. İşte görünmeyen tehlike bu. Her iki oyuncu da yeniliyor. Sözün özü maç iki takım arasında değil, Pazar sahipleri ve pazardaki oyuncular arasında geçiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki hal böyleyse, pazardaki oyuncuların kendi aralarında yapmış olduğu maçı birbirlerini hırpalamadan Pazar sahiplerine karşı kazanmaları mümkün mü? Kesinlikle evet. Çözüm örgütlü olarak hareket etmekten geçiyor. Pazardaki bir oyuncu olarak şunu söylemeye çalışıyorum. <strong>Oyunu biz oynuyorsak kurallarını da koyabilmeli, revize edebilmeliyiz. Çünkü örgüt bilincine sahip, birbirininin hakkını koruyan, birbirine sahip çıkan oyuncuların oynadığı bir pazarda, Pazar sahiplerinin sömürüsünden bahsedilemez.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Bizler, Grafik Tasarımcılar olarak, icra edilmesi yasal çizgilere oturtulmamış bir mesleğin oyuncularıyız.</strong> </span></p>
<p style="text-align: justify;">Gerçi bu başka bir yazının konusu ama bir terzi dükkanı veya oto tamirhanesi açılmak istendiğinde ustalık belgesi gerekirken bir reklam ajansının veya grafik tasarım ofisinin açılması için 18 yaşından büyük bir T.C. vatandaşı olunması yetiyor. İşte bu yüzdendir ki yasal olarak herkesin girip çıkmasında mahzur olmayan bir sektörde -ister işçi ister işveren olunsun- para kazanabilmek ve sarfedilen emeğin hakkını alabilmek için bizleri Pazar sahiplerine karşı koruyabilecek, hakkımızı arayabilecek bir bütüncül harekete ihtiyacımız var. Bu bütüncül hareketin mesleğimizdeki karşılığı Tüm Grafikerler Dayanışma Derneği’dir. Bir olmalı, birlikte hareket etmeliyiz. Dernekleşmek birlikte hareket edebilmenin ilk adımıdır. İnanın bana mesleki kaderimizi veya kariyerimizi Pazar sahiplerinin inisiyatifine bırakacak kadar lüksümüz yok.</p>
<p style="text-align: justify;">Burak Özgün<br />
<a href="http://www.burakozgun.com">www.burakozgun.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/orgutlu-olma-ve-kollektif-bilinc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marka Adı Farkındalığı Nedir? İdeogram ve Özdeşleşme (Identification) Nedir?</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/marka-adi-farkindaligi-nedir-ideogram-ve-ozdeslesme-identification-nedir.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/marka-adi-farkindaligi-nedir-ideogram-ve-ozdeslesme-identification-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2015 19:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=1713</guid>
		<description><![CDATA[Marka ismi farkındalığı, tüketicinin satın alma sürecinde, markayı tanıma ve hatırlama performansıyla ilgili bir unsurdur. Daha açık bir ifadeyle, marka ismi farkındalığı, markayı hatırlamak üzere tüketiciye verilen ürün kategorisinde, o markanın seçilebilme yeteneğidir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; KAYNAK; (Alkibay, 2002:16). ALKİBAY, Sanem; Marka Degeri (Brand Equity) ve Profesyonel [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Marka ismi farkındalığı,</strong> tüketicinin satın alma sürecinde, markayı tanıma ve hatırlama performansıyla ilgili bir unsurdur. Daha açık bir ifadeyle, marka ismi farkındalığı, markayı hatırlamak üzere tüketiciye verilen ürün kategorisinde, <strong>o markanın seçilebilme yeteneğidir.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
</strong></div>
<div></div>
<div></div>
<div><em><em>KAYNAK; (Alkibay, 2002:16). ALKİBAY, Sanem; Marka Degeri (Brand Equity) ve Profesyonel Spor Kulüplerinin Taraftar İliskileri Yoluyla Marka Degeri Yaratmaları Üzerine Bir Arastırma, Yayınlanmamıs Profesörlük Tezi, Gazi Üniversitesi, 2002.</em></em>&nbsp;</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>Marka farkındalığı, </strong></div>
<div>a) Marka tanınmışlığı (brand recognition) ve</div>
<div>b) Marka hatırlanırlığı (brand recall) ile ölçülür.</div>
<div></div>
<div></div>
<div>a) Marka tanınmışlığı, tüketiciye bir markanın görsel kimlik elemanları gösterildiği veya markanın ismi söylendiği zaman, tüketicinin geçmiş bilgi ve deneyimine dayanarak, o marka hakkındaki bilgileri hatırlamasıdır.</div>
<div></div>
<div></div>
<div>b) Marka hatırlanırlığı ise bir markanın ait olduğu ürün sınıfı söylendiğinde, tüketicilerin aklına o markanın gelebilmesidir.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div></div>
<div><em><br />
</em></div>
<div><em> (KAYNAK; T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ-SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ-İSLETME ANABİLİM DALI-MARKA KAVRAMI VE KÜRESEL MARKALAR YARATMADA TURQUALITY’NIN ÖNEMİ ÜZERİNE BİR ARASTIRMA-YÜKSEK LİSANS TEZİ- Hazırlayan; Elif HALİLOĞLU Ank.2008)</p>
<p></em></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Örnekle açıklamak gerekirse, ortalama tüketiciye “COCA COLA” dendiğinde bunun bir &#8220;meşrubat içeceği&#8221; markası olduğunu bilmesi Coca Cola markasının tanınmışlığına ilişkin iken, tüketiciden aklına gelen &#8220;meşrubat&#8221; markalarını sayması istendiğinde “Coca Cola” cevabını veriyorsa bu durum marka hatırlanırlığı ile ilgilidir.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>Şimdi  (b) No.lu  Marka hatırlanırlığı (brand recall) bahsine gelelim.</strong> Enerji içeceği ile hiç ilgisi olmayan bir kitleye mensup birine &#8220;aklına ilk gelen Colalı içecek nedir?&#8221; diye sorulsa ya Coca-Cola, ya da Pepsi diyecektir, veya milliyetçi duyguları ağır basıyorsa Cola Turka diyecektir.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>Aklına ilk gelen enerji içeceği markası  nedir? diye sorulsa; konuya yabancıysa RED BULL  markasını hatırlayamayacak ya &#8220;bilmiyorum&#8221;, diyecektir, ya da &#8220;üzerinde boğa resmi olan, adı dilimin ucunda, ama adını çıkartamadım&#8221; diyecektir. <strong>Burada &#8220;görsel hafıza&#8221; devreye girecek ve okuma yazması olmadığını var saysak; ya da okuma yazma bilip de İngilizce bilmediğini var saysak; MARKA HATIRLANIRLIĞI ancak BOĞA LOGOSU sayesinde mümkün olacaktır.</strong> Çünkü İngilizce isimler; Türkçe isimlere göre Türk insanının kulağında daha zor yer ederler.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>GRAFİK DİLİNDE IDEOGRAM denilen ve HALKIN BİLMEDİĞİ BU DEYİM; bir İDEA&#8217;NIN (FİKRİN, DÜŞÜNCENİN)  IDEA+GRAPH şeklinde yani FİKİR+GRAFİĞİ, ya da FİKRİN-DÜŞÜNCENİN GRAFİKSEL SEMBOLİZE EDİLMİŞ HALİ olarak DAHA AKILDA KALICIDIR.</p>
<p></strong></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Bu nedenle Trafik LEVHALARINDA ; söz ile kelime ile veya yazı ile  &#8220;sola dönülmez&#8221; yazılmaz, sola dönen ok işaretinin üzerine kırmızı çizgi çekilir.  Sağa dönülür diye de yazılmaz, sağa dönen ok resmi (ideogramı) yapılır. İşte o zaman bunu en geniş kitle anlar ve hukukumuz bu en geniş kitleye ortalama tüketici veya ortalama halk demiştir.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>Bu nedenle bir marka sadece sescil olarak değerlendirilmemesi gerekir ve hem ses, hem görüntü ve hem de kavramsal-anlamsal olarak bir bütüdür; içlerinden birini çıkarttığınızda bu bütünlük bozulur.</p>
<p></strong></div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>O zaman KURUMSAL KİMLİK BOZULUR.</p>
<p></strong></div>
<div></div>
<div></div>
<div>MARKANIN  <strong>FİRMAYA ANLAM ve DEĞER KATMASI ile FİRMA İLE ÖZDEŞLEŞMESİ </strong>aslında FİRMANIN TEMSİL ETTİĞİ RUHUN, FİRMANIN İDEASININ (FİKRİNİN) MARKA OLARAK GÖRÜLEN GRAFİK TASARIMIDIR ve BU ASLINDA BİR FİKRİN TASARIMI OLDUĞU İÇİN İDEO-GRAPHY&#8217;dir.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>Demek ki buradan şu sonuca ulaşıyoruz; Her marka aslında ait olduğu firmanın veya ürünün üretim felsefesini, düşüncesini yansıtan birer İDEOGRAMdır.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>Enerji içeceği sektöründe yaptığımız araştırmalarda  Roaring Lion (Kükreyen Arslan) adında bir Enerji içeceği firmasına rastladık ve bu firmanın web sitesinde ASURLULAR döneminden kalma bir rölyef (kabartma) madalyonun sitenin en görünen yerinde yer aldığını gördük.  Bu madalyonda bir arslan ile bir boğanın kapışmasını sembolize eden İDEOGRAM vardı.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>BU İDEOGRAM muhtemel ki; Roaring Lion adlı firmanın; ARSLAN, BOĞADAN GÜÇLÜDÜR. O halde enerji içeceği konusunda BOĞA değil ARSLAN ön planda olmalıdır İDDİASINI veya İDEASINI yansıtmaktadır.</p>
</div>
<div>
</div>
<div></div>
<div>İşte bu İDEA; müşteriler tarafından benimsendiğinde <strong><strong>müşteriler artık müşteri değil o fikri, o düşünceyi, o iddiayı veya İDEA&#8217;yı  paylaşan fikirdaş olmaktadırlar ve böylece özdeşleşme (IDENTIFICATION) sağlanmış olmaktadır.</p>
<p></strong></strong></div>
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Faruk ÇAĞLA</p>
</div>
<div></div>
<div><em><span style="font-size: 10pt;">(Bu yazı <strong>TGDD Yön. Kur. Başkanı Grafik Tasarımcı Faruk ÇAĞLA</strong> tarafından yazılmış ve patentdünyası.com.tr de 08.Temmuz.2014 tarihinde yayınlanmış olup, ufak düzeltme ve değişikliklerle burada tekrar yer almıştır.Asıl olarak bu son hali dikkate alınmalıdır.)</span></em></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/marka-adi-farkindaligi-nedir-ideogram-ve-ozdeslesme-identification-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LOGO SEÇİCİ KURULLARI KİMLERDEN OLUŞMAMALI?</title>
		<link>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/logo-secici-kurullari-kimlerden-olusmamali.html</link>
		<comments>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/logo-secici-kurullari-kimlerden-olusmamali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2015 15:02:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[TGDD]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[jüriler]]></category>
		<category><![CDATA[logo yarışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[seçici kurul]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım yarışmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tgdd.org.tr/?p=1684</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllardaki Grafik Tasarım ve Logo yarışmalarına yaşanan olumsuzluklar ve yanlışlıklar üzerine Denizli Büyükşehir Belediyesi Basın yayın Müdürlüğünde Grafik Tasarımcı olarak çalışan TGDD üyesi Burak ÖZGÜN, tıpkı soyadı gibi ÖZGÜN bir yazı yazdı. Yazıyı aşağıda sizlerle paylaşıyoruz: LOGO SEÇİCİ KURULLARI KİMLERDEN OLUŞMAMALI? 1- Aslında ressam [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllardaki Grafik Tasarım ve Logo yarışmalarına yaşanan olumsuzluklar ve yanlışlıklar üzerine Denizli Büyükşehir Belediyesi Basın yayın Müdürlüğünde Grafik Tasarımcı olarak çalışan TGDD üyesi Burak ÖZGÜN, tıpkı soyadı gibi ÖZGÜN bir yazı yazdı. Yazıyı aşağıda sizlerle paylaşıyoruz:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>LOGO SEÇİCİ KURULLARI KİMLERDEN OLUŞMAMALI?</strong></span></p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-size: 14pt;">1- Aslında ressam olup kendine üniversitelerin tasarım bölümlerinde tezgah açmış olan hocalar,<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 2- Ulusal ve uluslararası mecrada kabul edilmiş bir logo tasarlamamış tüm grafik tasarımcılar (alaylı mektepli fark etmez)<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 3- Baskı, renk, tipografi, espas, perspektif, altın oran, oran ve orantı gibi terimleri ilk defa duyanlar veya bu konuda yeterli bilgisi olmayanlar,<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 4- Tasarım özellikleri ile ön plana çıkmış herhangi bir yapıyı tasarlamamış olan mimarlar, mühendisler, iç mimarlar vs.<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 5- Digital ortamda üretilmiş olsa bile logonun elle de çizilebilmesi gerektiği gibi basit bir bilgiyi dahi bilmeyenler,<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 6- Piyasadan haberi olmayan, sorarsan tasarımcı olan akademisyenler,<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 7- Düğün, doğum ve vesikalık fotoğrafçıları,<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 8- Her nevi, her çeşit bürokratlar, valiler, kaymakamlar vs.<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 9- Logo tasarımının bedelini ödeyecek olanlar.<br />
</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"> 10- Mesleği herhangi bir sanat dalının kıyısından köşesinden geçmeyen tüm zevat ve zerzevat&#8230;</span></p>
<p>TGDD yönetim kurulu olarak üyemiz Burak ÖZGÜN&#8217;ün bu özgün görüşlerini paylaşıyor ve yarışma düzenleyecek kurumların bu yazıyı okumalarını ve ona göre davranmalarını, eğer yarışma düzenleyeceklerse kesinlikle Grafikerlik konusunda bilinen tanınmış meslek dernekleriyle ortak hareket etmelerini önemle ikaz ve teklif ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tgdd.org.tr/makaleler/logo-secici-kurullari-kimlerden-olusmamali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
